Günümüzde bir sunucu kurarken doğru işletim sistemini seçmek kritik öneme sahiptir. Özellikle Ubuntu ve CentOS, dünya genelinde sunucu altyapılarında en yaygın kullanılan Linux tabanlı işletim sistemleri olarak bilinir. Bu konu hem teknik uzmanları hem de sunucu yönetimine yeni başlayanları yakından ilgilendiriyor.
İster bireysel projeler ister kurumsal sistemler için bir altyapı planlayın, stabil ve doğru bir ortam seçmek önemlidir. Bu nedenle, iki yaygın dağıtımın sunduğu farkları anlamak sağlıklı bir tercih yapmanıza yardımcı olur.
Yazının devamında Ubuntu ve CentOS’un temel özelliklerini ve hangi kullanım senaryolarında öne çıktıklarını inceleyeceğiz. Ayrıca performans, güvenlik, topluluk desteği ve Makdos altyapısında hangi durumlarda hangisinin tercih edilmesi gerektiğini ele alacağız. Sonunda ise size en uygun seçimi yapabilmeniz için pratik öneriler ve net adımlar sunacağız.
Ubuntu ve CentOS Nedir?
Ubuntu ve CentOS, Linux çekirdeğini kullanan iki ayrı işletim sistemi ailesidir. Her iki sistem de sunucu tarafında güçlü, güvenilir ve ücretsiz olarak kullanılan açık kaynaklı çözümler sunar. Ancak kökenleri ve oluşturdukları ekosistem birbirinden farklıdır.
Ubuntu’nun Özellikleri
Ubuntu, Canonical firması tarafından geliştirilen ve Debian tabanlı bir Linux dağıtımıdır. Kullanıcı dostu arayüzü ve düzenli sürüm döngüleriyle dikkat çeker. Güçlü topluluk desteği sayesinde masaüstü ve sunucu ortamlarında yaygın olarak tercih edilir. Sunucu versiyonu genellikle grafiksel arayüz olmadan, minimal kuruluma odaklanarak gelir ve sunucu görevleri için optimize edilmiştir.
Ubuntu’nun LTS (Long Term Support) sürümleri uzun süreli destek sunar. Bu sürümler, 5 yıla kadar güvenlik güncellemesi alarak uzun vadeli projelerde istikrarlı bir yapı sağlar. Aynı zamanda, Ubuntu her altı ayda bir yeni ara sürüm yayınlar. Bu yapı, en güncel yazılım paketlerine daha hızlı erişim sağlar.
Ubuntu’nun öne çıkan özelliklerinden biri geniş yazılım deposudur. apt paket yöneticisi ile on binlerce yazılım paketine kolayca ulaşabilir, gerekli uygulamaları hızlıca kurabilirsiniz. Geniş bir topluluk yapısına sahip olan Ubuntu, kapsamlı dokümantasyonla desteklenir. Bu sayede yeni kullanıcılar için erişilebilir ve öğrenmesi kolay bir sistem sunar.
Canonical şirketinin sağlamış olduğu ücretli destek opsiyonları da mevcuttur, bu sayede kurumsal düzeyde teknik destek almak mümkündür. Kısaca Ubuntu, güncel yazılım ihtiyaçlarını karşılayan bir işletim sistemidir. Öğrenmesi görece kolaydır ve geniş bir ekosisteme sahiptir.
CentOS’un Özellikleri
CentOS, Red Hat Enterprise Linux (RHEL) kaynak kodları temel alınarak geliştirilmiştir. Kurumsal ortamlarda uzun süreli stabilite sunmayı hedefler. CentOS ismi “Community Enterprise Operating System” kısaltmasından gelir ve tamamen ücretsizdir.
CentOS, RHEL ile bire bir uyumlu bir yapıya sahiptir. Bu sayede RHEL üzerinde çalışan yazılımlar CentOS üzerinde de sorunsuz şekilde çalışır. Bu durum, CentOS’u özellikle şirketlerin ve veri merkezlerinin gözdesi haline getirmiştir. Zira CentOS, kurumsal düzeyde kararlılık ve uzun vadeli destek sunarken, lisans ücreti olmadan kullanılıyordu.
CentOS’un en güçlü yönlerinden biri kararlılık ve güvenilirliktir. Paket güncellemeleri Ubuntu’ya göre daha seyrek yayınlanır. Bu yaklaşım, sistemin iyi test edilmiş ve kararlı sürümlerden oluşmasını sağlar. Özellikle kritik öneme sahip sunucularda, her şeyin öngörülebilir şekilde çalışması için bu yaklaşım tercih edilmiştir.
CentOS, varsayılan güvenlik politikası olarak RHEL’den miras kalan SELinux (Security-Enhanced Linux) modülünü kullanır. Bu yapı, sistem güvenliğini merkezi ve etkin biçimde yönetmeyi sağlar. SELinux, sistemde çalışabilecek işlemler için katı güvenlik kuralları uygulayarak sunucuyu kötü niyetli işlemlere karşı koruma altına alır.
CentOS için topluluk desteği önemli bir yere sahiptir. Ancak Ubuntu’ya kıyasla daha dar bir kullanıcı kitlesine sahiptir. Bu nedenle dokümantasyon ve forum içerikleri genellikle daha teknik düzeydedir.
Deneyimli sistem yöneticilerinin yoğunlukta olması, CentOS topluluğunun önemli bir özelliğidir. Bu sayede sorulara verilen yanıtlar genellikle kapsamlı ve derinliklidir. CentOS’un arkasında doğrudan bir şirket desteği bulunmaz. Ancak RHEL ile uyumluluğu sayesinde Red Hat ortamındaki dokümanlar ve kılavuzlardan yararlanmak mümkündür.
CentOS projesi son yıllarda önemli bir değişime uğradı. CentOS Linux olarak bilinen klasik sürümler 2021 itibarıyla sona erdi. Yerine, RHEL’in gelecekteki sürümlerine hazırlık sağlayan CentOS Stream yapısı geldi.
CentOS 7 sürümü de 2024 yılında resmi desteğini tamamladı. Bu nedenle yeni projelerde uzun vadeli stabiliteyi hedeflemek önemlidir. AlmaLinux, Rocky Linux ve Ubuntu LTS gibi seçenekler bu ihtiyaca yanıt verir.
Hangi Sunucu Senaryosuna Hangi İşletim Sistemi?
Sunucunuzda hangi işletim sistemini seçeceğiniz, onu hangi amaçla kullanacak olduğunuza bağlı olarak değişebilir. Web hosting, özel uygulama sunucuları veya geliştirme ortamları gibi farklı senaryolarda Ubuntu ve CentOS farklı avantajlar sunar.
Web Hosting için Tercih
Web hosting ortamı kurmak veya web sitelerinizi barındırmak istiyorsanız, doğru işletim sistemi seçimi önemlidir. Her iki seçenek de Linux tabanlı olduğu için temel ihtiyaçlarınızı karşılar. Pek çok paylaşımlı web hosting hizmeti, geçmişte CentOS üzerine kurulu cPanel gibi kontrol panelleri ile sunulurdu. Bunun sebebi CentOS’un kararlı yapısı ve hosting kontrol panellerinin uzun süre sadece RHEL türevi sistemleri desteklemesiydi.
Örneğin, dünyada yaygın olarak kullanılan cPanel kontrol paneli yıllarca sadece CentOS (ve RHEL türevleri) üzerinde çalıştı. Bu nedenle geleneksel hosting şirketleri Linux web hosting hizmetlerini CentOS ile sağladılar.
Ancak günümüzde dengeler değişiyor. Ubuntu, özellikle bulut sunucu ve VPS ortamlarında web sunucusu olarak da oldukça popüler hale geldi. Birçok bulut servis sağlayıcısı, AWS ve DigitalOcean gibi platformlarda Ubuntu Server kalıplarını öntanımlı olarak sunar. Bu sayede kurulum süreci hızlı ve pratiktir.
Ubuntu üzerinde Apache, Nginx, MySQL ve PHP gibi popüler web bileşenlerini kolayca kurabilirsiniz. Geniş çevrimiçi topluluk sayesinde yaşanan sorunlara hızlı yanıtlar bulmak mümkündür. Ayrıca son cPanel sürümleri de Ubuntu 20.04 LTS sürümünü desteklemeye başladı. Yani dileyen kullanıcılar Ubuntu üzerinde de cPanel kurulumunu yapabilir.
Paylaşımlı hosting kullanıldığında işletim sistemi seçimi genellikle kullanıcıya bırakılmaz. Sağlayıcı, Linux veya Windows hosting seçeneklerinden birini sunar. Örneğin Makdos’un Web Hosting paketleri varsayılan olarak Linux tabanlıdır ve kullanıcı dostu cPanel arayüzü ile yönetilir. Bu arka planda genellikle CentOS/CloudLinux gibi bir işletim sistemi kullanıldığı anlamına gelir.
Kendi sunucunuzu kiralayarak web siteleri barındırmayı planlıyorsanız, işletim sistemi seçimi size aittir. Yeni web çözümlerine hızlı erişim ve geniş topluluk desteği önceliğinizse Ubuntu uygun bir seçenek sunar. Değişikliklerin sınırlı olduğu ve uzun süre aynı yapıda çalışacak bir hosting altyapısı hedefliyorsanız, stabilite ön planda olmalıdır. Bu tür senaryolarda CentOS veya onun devamı niteliğindeki RHEL uyumlu dağıtımlar daha uygun bir seçenek sunar.
Uygulama Sunucuları ve Geliştirme Ortamları
Bir diğer senaryo, özel uygulama sunucuları kurmak veya yazılım geliştirme/test ortamları oluşturmaktır.
Örneğin Node.js tabanlı bir uygulama sunucusu, Python ile geliştirilmiş bir API servisi veya konteyner altyapısı planlıyor olabilirsiniz. Docker ya da Kubernetes gibi çözümler bu tür senaryolarda sıkça tercih edilir.
Bu gibi durumlarda genellikle Ubuntu öne çıkan tercih olur. Neden mi? Ubuntu, güncel paket depoları sayesinde modern programlama dillerinin ve araçlarının son sürümlerini kolaylıkla kurmanızı sağlar. Geliştiriciler arasında Ubuntu’nun popüler olması, dokümanlarda ve eğitimlerde Ubuntu örneklerinin daha sık yer almasına yol açar. Dolayısıyla bir sorunla karşılaştığınız zaman, özellikle İngilizce kaynaklarda, Ubuntu üzerinde çözüm anlatan bir yazıya rastlama ihtimaliniz yüksektir.
Öte yandan CentOS, kurumsal uygulama sunucularında tercih edilmeye devam etmiştir. Bankacılık ve telekom gibi sektörlerde kullanılan birçok ticari uygulama ve veritabanı RHEL sertifikasyonu ister. Bu nedenle CentOS, uzun süre bu alanlarda doğal bir tercih olarak öne çıktı.
Kullanacağınız uygulama Red Hat sertifikalı bir yazılım gerektiriyorsa, işletim sistemi seçimi kritik hâle gelir. Bu tür senaryolarda CentOS tercih etmek daha uygun olurdu.
Bu noktada CentOS’in güncel durumu dikkate alınmalıdır. Klasik sürümlerin yerini CentOS Stream’in alması, kurumsal kullanıcıları AlmaLinux gibi çözümlere yöneltti. Yine de bu alternatifler CentOS adıyla anılan geleneksel yapıyı sürdürdüğünden, teknik olarak RHEL uyumu devam etmektedir.
Geliştirme ortamlarında sunucu işletim sistemi seçimi yaparken ekiplerinizin uzmanlığı da önemli bir kriterdir. Yeni başlayan bir yazılımcı ekibiniz varsa, Ubuntu Server üzerinde hızlıca ortamınızı kurup işe koyulmak daha verimli olabilir. Ekipte deneyimli Linux sistem yöneticileri bulunuyorsa ve şirket uzun süredir RHEL ekosistemiyle çalışıyorsa, mevcut çizgiyi korumak mantıklıdır. Bu durumda CentOS çizgisini sürdürmek ya da doğrudan RHEL kullanmak altyapı tutarlılığı sağlar.
Özetle, uygulama ve geliştirme senaryolarında Ubuntu esneklik ve güncellik, CentOS ise tutarlılık ve kurumsal uyumluluk avantajları sunar.
Performans, Kararlılık ve Güvenlik Karşılaştırması
Sunucu işletim sistemini seçerken performans, sistem kaynaklarının verimli kullanımı, kararlılık ve güvenlik konuları ön plandadır. Ubuntu ve CentOS, bu açılardan büyük ölçüde benzer temel üzerinde çalışsa da bazı farklar bulunur.
Sistem Kaynak Kullanımı
Ubuntu ve CentOS, performans tarafında aynı Linux çekirdeğini temel alır. Aynı donanım koşullarında benzer iş yükleri için hız farkı genellikle hissedilmez. Uygulamanın Ubuntu veya CentOS üzerinde kurulması performansı tek başına belirlemez. Asıl etkiyi donanım kaynakları ve yapılan optimizasyonlar oluşturur.
Bununla birlikte, sistem kaynak kullanımı konusunda ufak tefek farklılıklar olabilir. Ubuntu Server minimal kurulumunda bile bazı ek servisler varsayılan olarak etkin olabilir. Canonical tarafından sunulan cloud-init ve snapd, özellikle bulut sunucularda sıkça kullanılır.
CentOS minimal kurulumu ise oldukça çıplak bir halde gelir; gereksiz servisler başlangıçta daha az olabilir. Bu durum Ubuntu’da birkaç yüz MB ek bellek kullanımına yol açabilir. Ancak gerçek dünya senaryolarının çoğunda bu fark ihmal edilebilir seviyededir.
CentOS, felsefesi gereği daha eski ancak kendini kanıtlamış paket sürümleriyle gelir. Bu yaklaşım, bazı senaryolarda daha verimli kaynak kullanımı sağlayabilir. CentOS 7 kullanan bir sunucu, daha eski çekirdek ve kütüphanelerle çalışır. Bu sayede yeni özelliklerin getirdiği ek bellek tüketimi olmadan görevini sürdürebilir.
Ubuntu ise, düzenli olarak güncellenen çekirdeği sayesinde yeni özellikler sunar. Ancak nadir de olsa bazı sürümlerde ek donanım gereksinimleri veya optimizasyon eksikleri görülebilir. Bu farklar genellikle yalnızca belirli senaryolarda hissedilir. Genel değerlendirmede Ubuntu ve CentOS, performans açısından birbirine oldukça yakındır.
Kararlılık boyutuna baktığımızda, CentOS uzun süreli kararlılık odaklı olduğundan sistem kaynaklarını öngörülebilir şekilde kullanır. Uzun süre güncelleme yapılmadan çalışan bir CentOS sunucusu kararlı yapısını korur. Bu sayede performans profili, ilk kurulum gününe oldukça yakın kalır.
Ubuntu’da ise özellikle LTS olmayan ara sürümleri kullanırsanız sık sürüm yükseltmelerinden dolayı sistem davranışında değişiklikler olabilir. Birçok sistem yöneticisi için Ubuntu LTS sürümleri güvenli bir tercihtir. Beş yıl süren destek boyunca sistem kararlı kalır ve sadece güvenlik yamaları uygulanır.
Güvenlik ve Güncellemeler
Güvenlik açısından her iki sistem de Linux’un sunduğu temel avantajlardan faydalanır. Güçlü dosya izinleri, düzenli güvenlik yamaları ve geniş bir güvenlik topluluğu bu yapının temelini oluşturur. CentOS, RHEL’in güvenlik yamalarını yakından takip ettiği için güvenli bir dağıtım olarak görülür. Kritik açıklar RHEL’de giderildikten kısa süre sonra CentOS paketlerine de yansırdı.
Burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekir. RHEL yamaları CentOS’a her zaman anında ulaşmaz, bazı durumlarda gecikmeler yaşanırdı. Bu durum, acil güvenlik açıklarında CentOS kullananların yamalara biraz daha geç ulaşmasına yol açardı.
RHEL kullananlara kıyasla güncelleme süresi birkaç gün uzayabilirdi. Bu durum çoğu senaryoda ciddi bir sorun oluşturmadı. Çünkü CentOS genellikle internetten yalıtılmış ya da güçlü güvenlik duvarlarıyla korunan kurumsal ortamlarda kullanıldı.
Ubuntu ise güvenlik yamalarını hızlı ve otomatik sunma konusunda başarılıdır. Canonical, Ubuntu için birçok pakete otomatik güvenlik güncellemesi (unattended-upgrades) seçeneği sunar. Bu sayede kritik bir güvenlik açığı tespit edildiğinde Ubuntu sunucusu otomatik olarak güncellenebilir. Özellik aktifse sistem yöneticisinin manuel müdahalesi gerekmez.
Ayrıca Ubuntu, AppArmor adlı bir güvenlik çerçevesi sunar. SELinux’a benzer şekilde çalışan bu yapı, Ubuntu’da varsayılan olarak etkin durumdadır. AppArmor, SELinux kadar katı olmasa da uygulamaların erişimlerini profil tanımlarıyla kısıtlama imkânı sağlar.
Ubuntu ve CentOS, güncelleme sıklığı konusunda farklı yaklaşımlar benimser. LTS dışındaki sürümler altı ayda bir yenilenir ve bu ara sürümler sınırlı süreyle, yaklaşık 9 ay desteklenir. Bu, yeni özellikleri ve yamaları hızlıca almak anlamına gelir ancak sürekli takip etmeyi gerektirir.
Ubuntu LTS sürümleri 5 yıl boyunca desteklenir. Bu süre boyunca yalnızca güvenlik güncellemeleri alınarak sistem kararlı tutulabilir. Klasik CentOS Linux döneminde, ana sürümler uzun süre desteklenirdi. Bu destek süresi genellikle 7 ile 10 yıl arasında değişirdi.
Örneğin CentOS 7, 2014’te çıkmış ve 2024’e dek desteklenmiştir. Bu sayede bir sunucu kurduğunuzda on yıl boyunca büyük bir değişiklik yapmadan (sadece güvenlik yamalarıyla) çalıştırabilmek mümkündü. Bu uzun vadeli destek (LTS) mantığı CentOS’u çekici kılan unsurlardan biriydi.
Ancak unutmayalım, artık CentOS Stream modeliyle klasik anlamda bir LTS CentOS sürümü bulunmuyor. CentOS Stream, RHEL öncesinde kullanılan bir geliştirme ve test platformu olarak konumlanır.
Sürekli güncelleme alması, üretim ortamlarında öngörülebilirlik konusunda bazı soru işaretleri doğurur. Güvenlik ve güncelleme yönetimi birlikte ele alındığında, doğru dağıtımı seçmek önemlidir. Bu açıdan Ubuntu LTS sürümleri, özellikle kritik sistemler için daha güvenli bir seçenek sunar. Çünkü Ubuntu LTS, hem düzenli güvenlik güncellemesi alıyor hem de kararlılığını koruyor.
RHEL tabanlı bir altyapıdan vazgeçmek istemeyenler için karar nettir. CentOS Stream’in sürekli güncelleme modelini tercih edebilirsiniz. Alternatif olarak Makdos üzerinden RHEL veya AlmaLinux gibi %100 uyumlu çözümler seçilebilir.
Özetle, güvenlik tarafında CentOS, SELinux desteği ve kurumsal yaklaşımıyla öne çıkar. Ubuntu ise hızlı güncellemeler ve geniş topluluk desteğiyle avantaj sağlar. Her iki sistemde de düzenli güncellemeler uygulandığında güvenli bir altyapı elde edilebilir. Güvenlik ilkelerine uyum, sunucu ortamının sağlam kalmasını sağlar.
Destek, Belgeler ve Topluluk Farkları
İşletim sistemi seçiminizi etkileyen bir diğer önemli faktör, alacağınız destek, mevcut dokümantasyon ve kullanıcı topluluğu büyüklüğüdür. Ubuntu ve CentOS, arkasındaki destek yapısı bakımından oldukça farklı kökenlere sahiptir.
Red Hat Enterprise Linux ile İlişki
CentOS’u tam olarak anlayabilmek için onun Red Hat Enterprise Linux (RHEL) ile olan ilişkisini bilmek gerekir. RHEL, ücretli abonelik modeliyle kurumsal destek sunan bir Linux dağıtımıdır. Bu yapı, bankalar, büyük şirketler ve kamu kurumları gibi kritik alanlarda uzun süredir tercih edilmesini sağlar.
RHEL’in kaynak kodları açık olduğu için CentOS bu kodlar temel alınarak geliştirildi. Marka ve ticari unsurlar çıkarılarak yeniden derlenen bu yapı, topluluk odaklı bir proje olarak sunuldu.
Yani CentOS, kabaca RHEL’in ücretsiz bir türevi veya klonu idi. Bu durum, RHEL için hazırlanan kılavuz ve belgelerin CentOS üzerinde de geçerli olmasını sağlar. Uygulamaların büyük bölümü de aynı şekilde sorunsuz çalışır. Aslında, birçok durumda CentOS kullanan sistem yöneticileri RHEL’in resmi dokümanlarını referans alarak çalışmalarını yürüttüler.
CentOS’in RHEL ile bire bir uyumu önemli bir avantaj sağladı. Buna karşın resmi destek yalnızca RHEL abonelerine verildiğinden, CentOS tarafında destek daha çok topluluk üzerinden ilerledi. Dolayısıyla, diyelim ki bir sorunla karşılaştınız ve çözemediniz; Red Hat’i arayıp destek talep edemezsiniz (abonelik almadıysanız). Bu durumda CentOS kullanıcıları genellikle forumlar, mailing list’ler veya ücretli üçüncü parti destek şirketlerine başvururlar.
CentOS için topluluk desteği geçmişte oldukça güçlüydü. Özellikle CentOS forumları ve Stack Overflow gibi platformlarda deneyimli kullanıcılar sorulara yanıt verirdi. Fakat Ubuntu topluluğunun büyüklüğü ile kıyaslandığında daha niş kaldığını söyleyebiliriz. Zira CentOS kullanıcısı kitlesi daha çok sistem yöneticileri ve profesyonellerden oluşurken, Ubuntu her seviyeden kullanıcıya hitap ediyor.
CentOS ile RHEL arasındaki ilişki, 2020 yılının sonunda önemli bir değişim yaşadı. Red Hat tarafından yapılan açıklama, proje için yeni bir dönemin başladığını gösterdi. CentOS artık RHEL’in bire bir klonu değil, onun geliştirme sürümü (upstream) olarak devam edecekti (CentOS Stream). Bu değişiklik, CentOS’un klasik sürümlerine güvenen pek çok kullanıcıyı alternatif arayışına itti.
Sonuç olarak RHEL ile tam uyumlu, topluluk destekli alternatifler geliştirildi. Rocky Linux Gregory Kurtzer tarafından, AlmaLinux ise CloudLinux firması tarafından hayata geçirildi. Bu alternatifler, CentOS 8’in beklenenden erken bitişiyle oluşan boşluğu doldurmayı hedefleyerek kurumsal topluluktan destek gördü.
Bugün itibarıyle CentOS 7, eski bir sürüm olarak kullanım ömrünün sonuna yaklaşmıştır. CentOS Stream, RHEL 9’un güncel geliştirme akışını temsil eder. Buna karşılık birçok eski CentOS kullanıcısı Rocky Linux veya AlmaLinux gibi alternatiflere yönelmiştir.
Özetlemek gerekirse, CentOS cephesinde resmi ticari destek almak doğrudan mümkün değil (çünkü ürünü ücretsiz alıyorsunuz). Bunun yerine ya RHEL aboneliği alarak aynı sistemi kullanmaya devam edebilir, ya da topluluk forumlarından yardım alabilirsiniz.
CentOS kullanırken bilgi alacağınız temel kaynaklar arasında Red Hat dokümantasyonu yer alır. Buna ek olarak CentOS Wiki ve Stack Exchange gibi platformlar önemli destek sunar. İyi haber, RHEL dünyası uzun yıllardır var olduğu için bu tip dokümanlar oldukça kapsamlı ve detaylıdır.
Ubuntu’nun Canonical Desteği
Ubuntu ise tamamen farklı bir destek ekosistemine sahip. Canonical şirketi, Ubuntu’nun arkasındaki ticari güç olarak her yeni sürümü desteklemek için planlı bir program yürütür.
Ubuntu LTS sürümleri için Canonical’dan ücret karşılığı kurumsal destek alınabilir (Ubuntu Advantage, Ubuntu Pro gibi hizmetlerle). Bu, bir sorunla karşılaştığınız zaman doğrudan Canonical mühendislerinden yardım alacağınız anlamına gelir. Özellikle bulut altyapılarında Canonical, Ubuntu kullanan şirketlere danışmanlık ve destek sağlayarak yaygın bir varlık göstermektedir.
Topluluk açısından bakarsak, Ubuntu muhtemelen dünyadaki en büyük Linux kullanıcı topluluğuna sahiptir. Hem İngilizce hem de Türkçe çok sayıda kaynak bulunmaktadır. Forumlar, Facebook grupları, Stack Overflow/Stack Exchange başlıkları ve YouTube eğitim kanalları bunlar arasında yer alır. Bu topluluğun büyüklüğü, özellikle yeni başlayanlar için büyük bir avantajdır.
Örneğin “Ubuntu’ya X programı nasıl kurulur” şeklinde bir arama yaptığınızda kapsamlı içeriklere kolayca ulaşırsınız. Çoğu zaman ilk sayfada adım adım anlatım sunan bir blog yazısı bulunur. CentOS tarafında da benzer sorulara yanıt bulmak mümkündür. Buna karşın kaynaklar Ubuntu’ya kıyasla daha azdır ve anlatımlar çoğunlukla teknik detaylara odaklanır.
Ubuntu’nun resmi belgelendirme tarafı da oldukça kullanıcı dostudur. Ubuntu Wiki, resmi dokümanlar, ve topluluk rehberleri sayesinde hemen her konuda bir kaynak bulunabilir. Canonical ayrıca Discourse tabanlı bir resmi forum işletiyor ve burada geliştiriciler da kullanıcı sorularını yanıtlıyor.
Bir diğer nokta, Ubuntu’nun sürüm döngüsü ve paket sistemi yeni kullanıcılara daha tanıdık gelebilir. Debian tabanlı yapısı sayesinde paket kurulumu apt-get ve apt komutlarıyla gerçekleştirilir. Bu araçlar, oluşan hatalarda genellikle anlaşılır ve yönlendirici çıktılar sunar.
CentOS tarafında yum/dnf kullanmak da benzer kolaylıkta olsa bile, paket isimleri ve repo yapısı biraz farklıdır. Örneğin, CentOS’ta ek yazılımlar için EPEL gibi depoları manuel olarak eklemek gerekebilir. Ubuntu tarafında ise birçok paket tek bir komutla kolayca bulunabilir.
Sonuç olarak, Ubuntu kullandığınızda geniş bir topluluğun parçası olursunuz. Ayrıca ihtiyaç duyduğunuzda Canonical tarafından sunulan kurumsal destekten de yararlanmak mümkündür. CentOS kullanıldığında benzer düzeyde kurumsal destek, ancak RHEL lisansı ile sağlanabilir. Topluluk tarafında ise daha dar ama teknik açıdan deneyimli bir kullanıcı kitlesi bulunur.
Seçim aşamasında destek kanallarını dikkate almak kritik bir adımdır. Günün sonunda karşılaşılan problemlerin ne kadar hızlı çözüleceği, platformun topluluk ve destek yapısına bağlıdır.
Kurulum ve Yönetim Kolaylığı
Bir işletim sisteminin kurulumu ve günlük yönetimi, özellikle deneyimsiz kullanıcılar için belirleyici olabilir. Ubuntu ve CentOS arasında paket yönetimi, araçlar ve genel kullanım kolaylığı açısından bazı farklılıklar bulunmaktadır.
Paket Yöneticileri ve Arayüzler
Ubuntu ve CentOS’un en temel farklarından biri kullandıkları paket yönetim sistemidir.
Ubuntu, Debian kökenli olduğu için APT (Advanced Package Tool) paket yöneticisini kullanır ve .deb paket formatını destekler.
CentOS, RHEL tabanlı bir dağıtım olduğu için YUM veya daha yeni sürümlerde DNF paket yöneticisini kullanır. Yazılımlar .rpm paket formatı üzerinden yönetilir.
Bu pratikte ne anlama geliyor? Her iki paket yöneticisi de temel olarak benzer bir mantıkla çalışır. Yazılım depolarından paketleri indirir, kurulum ve güncellemeleri merkezi şekilde yönetir. Fakat komut söz dizimi ve bazı varsayılan ayarlar farklıdır.
Ubuntu üzerinde bir yazılım yüklemek için genelde şu adımları izlersiniz:
sudo apt update
sudo apt install <paket-ismi>
CentOS üzerinde ise eşdeğer işlem:
sudo yum check-update
sudo yum install <paket-ismi>
şeklindedir. İki örnekte de görüldüğü gibi, apt ve yum komutları farklı olsa da yaptıkları iş aynıdır. Yeni başlayanlar için komut farklılıkları ilk etapta küçük bir öğrenme süreci gerektirebilir. Buna rağmen her iki dağıtımda da paket yönetimi sade, güçlü ve pratiktir.
Arayüz konusuna gelirsek: Sunucu işletim sistemlerinde genellikle grafiksel arayüz (GUI) kullanılmaz. Hem Ubuntu Server hem de CentOS minimal kurulumu komut satırı arayüzüyle yönetilir. İhtiyaç duyulursa Ubuntu’ya sonradan bir masaüstü ortamı veya Webmin gibi web tabanlı yönetim panelleri kurulabilir.
Benzer şekilde CentOS’ta da GNOME arayüzü ya da cPanel ve DirectAdmin gibi paneller kullanılabilir. Bu açıdan bakıldığında iki sistem arasında kurulum sonrası arayüz yönetimi bakımından büyük bir fark bulunmaz. Asıl belirleyici unsur, hangi ekosisteme daha aşina olduğunuzdur.
Ubuntu kullanıcıları genellikle apt komutlarına, Debian tabanlı sistem mantığına alışkındır. CentOS kullanıcıları ise yum/dnf ve RHEL tarzı yapılandırma dosyalarına aşinadır.
Ubuntu’da üçüncü parti bir yazılım deposu eklemek için genellikle add-apt-repository komutu kullanılır. CentOS tarafında ise .repo dosyası oluşturarak depo adresini manuel eklemek veya yum-config-manager aracından faydalanmak gerekir.
Bu tür küçük farklılıklar, uzun vadede yöneticinin çalışma biçimini etkiler. O yüzden ekipleriniz hangi tarafta tecrübeli ise, o paket yöneticisiyle devam etmek daha hızlı olabilir.
Bir başka konu da kurulum süreci ve ISO boyutlarıdır. Ubuntu Server kurulum ISO’su genellikle oldukça minimal ve hızlı kurulum sağlayan bir yapıya sahiptir. Kurulum sırasında sadece temel seçenekler sorulur ve diğer her şey paket yöneticisiyle halledilir.
CentOS ve AlmaLinux gibi dağıtımlar, Anaconda kurulum arayüzüyle daha ayrıntılı seçenekler sunar. Disk bölümlendirme ve paket seçimi gibi adımlarda kullanıcıya daha fazla kontrol imkânı tanır. Bu, deneyimli kullanıcılar için esneklik sağlarken, acemi kullanıcı için kafa karıştırıcı olabilir. Ancak her iki durumda da “varsayılan” ayarlarla devam etmek genelde sorunsuz bir sunucu kurulumu sağlar.
Yeni Başlayanlar İçin Zorluk Seviyesi
Yeni Linux kullanıcıları veya sunucu yönetiminde acemi olanlar için Ubuntu genellikle daha kolay öğrenilebilir olarak görülür. Bunun birkaç nedeni vardır:
- Topluluk ve doküman bolluğu: Yeni başlayanlar, karşılaştıkları sorunlarda Ubuntu ile ilgili daha fazla kaynağa erişebilir. Türkçe ve İngilizce içerik bolluğu, çözüm süresini kısaltır. Örneğin “ftp sunucusu kurulumu” gibi bir arama yapıldığında Ubuntu için ayrıntılı rehberler bulmak daha kolaydır. CentOS tarafında ise benzer içerikler genellikle daha sınırlıdır.
- Benzer deneyim: Birçok kullanıcı ilk Linux deneyimini Ubuntu masaüstü ile yaşar. Eğer masaüstünde Ubuntu’ya aşinaysanız, sunucu versiyonunda da benzer dosya yapısını ve komutları görürsünüz. CentOS, çoğu yeni kullanıcının daha önce karşılaşmadığı bir ortam sunar. Masaüstü sürümünün yaygın olmaması, sisteme olan aşinalığı azaltır.
- Paket ismi ve sürüm tutarlılığı: Ubuntu’nun depolarında yazılımlar genelde güncel adlarıyla bulunur (örneğin nodejs, python3 gibi). CentOS, çoğu yeni kullanıcının daha önce karşılaşmadığı bir ortam sunar. Masaüstü sürümünün yaygın olmaması, sisteme olan aşinalığı azaltır. Bu da neyin nasıl yükleneceğini bilmeyen yeni başlayan için kafa karıştırıcı olabilir.
Öte yandan, yeni başlayanlar için CentOS tamamen uygun değildir demek haksızlık olur. cPanel ve Plesk gibi panellerle sunucu yöneten kullanıcılar, altyapı detaylarını doğrudan deneyimlemez. Bu nedenle altta CentOS ya da Ubuntu çalışması günlük kullanımda büyük bir fark yaratmaz.
Kontrol paneli pek çok işi otomatik halledecek, kullanıcıya sadece arayüzden işlemlerini yapmak kalacaktır. Bu durumda öğrenme zorluğu panel yazılımının arayüzüne indirgenir. Birçok yeni kullanıcı, paylaşımlı hosting kontrol panelleri sayesinde web sitesini kolayca yayına alabilir. Bu süreçte Linux’un karmaşık yapısıyla doğrudan karşılaşmaları gerekmez.
Sunucu doğrudan terminal üzerinden yönetildiğinde bilgi kaynaklarının niteliği daha belirgin hâle gelir. CentOS’un resmi dokümantasyonu ve topluluk yanıtları bu noktada genellikle daha teknik bir dil kullanır. Ubuntu topluluğu ise daha basit dil kullanma eğiliminde ve acemi dostu kılavuzları fazladır.
Sonuç itibarıyla, yeni başlıyorsanız Ubuntu ile öğrenme eğriniz daha yumuşak olabilir. Ubuntu, sunucu yönetimi konusunda sizi adım adım eğiten çok sayıda topluluk içeriğine sahip. CentOS ise belki sizi daha “ciddi” bir ortama sokacaktır; doğrudan kurumsal seviyede bir yapı öğreniyor olacaksınız.
Uzun vadede RHEL ekosisteminde uzmanlaşmayı hedefliyorsanız doğru dağıtımı seçmek önemlidir. Öğrenme süreci başlangıçta daha zor olsa da CentOS ile devam etmek bu açıdan mantıklı bir tercih olabilir. Ama genel olarak, ilk sunucu deneyimini başarıyla ve minimum stresle atlatmak isteyenlere Ubuntu tavsiye etmek doğru olacaktır.
Makdos ile Hangi İşletim Sistemi Nerede Kullanılır?
Makdos olarak hosting altyapımızda hem sanal sunucu hem de fiziksel sunucu çözümleri sunuyoruz. Bu hizmetlerde müşterilere farklı işletim sistemi seçenekleriyle esnek kullanım imkânı sağlıyoruz. Peki hangi durumda hangi işletim sistemi tercih edilmeli ve Makdos paneli ile destek uyumluluğu nasıldır?
Sanal ve Fiziksel Sunucular için Tercihler
Sanal sunucular (VPS/Cloud) ile fiziksel sunucular (dedicated) arasında işletim sistemi seçimi konusunda bazı pratik farklar olabilir. Makdos Sanal Sunucu Kiralama hizmetinde kurulum süreci kullanıcı dostu bir panel üzerinden yönetilir. Ubuntu, CentOS, Debian gibi Linux dağıtımlarını veya Windows Server sürümlerini tek tıkla kurabilirsiniz.
Genellikle, sanal sunucular kısa süreli projeler, ölçeklenebilir uygulamalar veya deneme/geliştirme ortamları için kullanılıyor. Bu tür dinamik ortamlarda kullanıcılar sıklıkla Ubuntu gibi güncel ve pratik bir sistemi tercih ediyorlar. Örneğin bir bulut uygulaması geliştirirken Ubuntu üzerinde ortamı hızlıca kurmak yaygın bir yaklaşımdır. Gerektiğinde bu ortamı kapatıp yeni bir sunucu açmak da sürecin doğal bir parçasıdır.
Fiziksel sunucular genellikle uzun vadeli projeler için tercih edilir. Yüksek performans gerektiren ve belirli bir amaca adanmış sistemlerde öne çıkar. Örneğin yoğun veritabanı sunucuları ve büyük web uygulamaları genellikle fiziksel sunucularda çalışır. GPU gibi özel donanım erişimi gerektiren işlemler için de bu yapı tercih edilir.
Bu gibi durumlarda işletim sistemi tercihi yapılırken, kuruluşların mevcut IT politikaları ve uzmanlıkları devreye girer. Makdos’un Fiziksel Sunucu Kiralama seçeneklerinde de Linux dağıtımı olarak Ubuntu veya CentOS (ve türevleri) kurulabilir.
Kurumsal müşterilerimiz genelde alışkanlıkları doğrultusunda CentOS 7 gibi yıllardır stabil olan sürümleri tercih etmişlerdir. Ancak CentOS 7 desteğinin sona ermesi, işletmeleri yeni arayışlara yöneltti. Bu süreçte birçok firma Ubuntu LTS sürümlerine geçmekte veya CentOS yerine AlmaLinux gibi alternatifleri tercih etmektedir.
Makdos paneli üzerinden sanal ve fiziksel sunucular kolayca yönetilebilir. İşletim sistemini yeniden kurmak veya farklı bir sisteme geçmek birkaç adımda tamamlanır. Deneme sonrası CentOS’un yerine Ubuntu’yu seçmeniz mümkündür. Müşteri panelimiz, sunucunuzu dakikalar içinde sıfırlayıp Ubuntu LTS ile yeniden kurmanıza olanak tanır.
Geliştirme ve test aşamasında Ubuntu tercih edilip üretim ortamında RHEL uyumlu bir sisteme geçmek mümkündür. Makdos altyapısında bu geçişler hızlıdır ve esnek bir kullanım özgürlüğü sunar.
Destek ve Panel Uyumlulukları
Makdos’un deneyimli teknik destek ekibi, Ubuntu ve CentOS başta olmak üzere farklı Linux dağıtımlarında uzmandır. Bu sayede müşterilere geniş bir teknik destek kapsamı sunulur. Yani hangi işletim sistemini seçerseniz seçin, 7/24 destek ekibimiz olası sorunlarınızda size yardımcı olmaya hazır olacaktır. Burada önemli olan, ne tür bir yönetim aracı veya kontrol panelini seçeceğinizdir.
Sunucunuzu kontrol paneli kullanmadan, doğrudan komut satırı üzerinden yönetmek mümkündür. Bu durumda Makdos paneli; temel sunucu yönetimi için pratik araçlar sunar. Yeniden başlatma, konsol erişimi ve kaynak izleme işlemleri kolayca yapılabilir.
Bu araçlar işletim sisteminden bağımsız şekilde çalışır. Dolayısıyla Ubuntu veya CentOS kullanmanız fark etmeksizin Makdos paneliyle tam uyumluluk sağlanır.
Örneğin Makdos müşteri panelinde sunucuya ait durum bilgileri ve kaynak kullanımı tek ekranda sunulur. CPU, RAM ve yönetim araçları tüm Linux dağıtımları için gerçek zamanlı olarak takip edilebilir. Ayrıca panel üzerinden tek tıkla işletim sistemi yeniden kurulumu yapılabilir ya da sunucu kurtarma modunda açılabilir.
Kontrol paneli yazılımları açısından düşünürsek, bazı panellerin spesifik işletim sistemi gereksinimleri olabilir. cPanel/WHM’nin uzun süre yalnızca CentOS’u desteklemesi önemli bir etkendi. Panel kullanımı planlandığında CentOS çoğu senaryoda tek seçenek olarak öne çıkıyordu. Ubuntu 20.04 LTS desteğinin eklenmesiyle birlikte cPanel kullanım alanı genişlemiştir.
Makdos altyapısında Ubuntu tabanlı bir sunucuda cPanel çalıştırmak artık mümkündür.
Plesk kontrol paneli ise farklı Linux ortamlarıyla uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır. Ubuntu, Debian, CentOS veya RHEL fark etmeksizin aynı paneli kullanmak mümkündür. DirectAdmin gibi diğer popüler paneller de benzer şekilde çoklu dağıtım desteğine sahiptir.
Makdos olarak biz, müşterilere ihtiyaçlarına uygun paneli ve işletim sistemini bir arada sunma esnekliği veriyoruz. Örneğin Web Hosting müşterilerimiz için arka planda CloudLinux ve cPanel altyapısı sunuyoruz. Bulut Sunucu hizmetlerinde ise sunucuları müşterinin tercih ettiği işletim sistemiyle teslim ediyoruz.
Sizin için önemli olan, seçeceğiniz işletim sisteminin planladığınız yazılım yığınları ve araçlarla uyumlu olmasıdır. Ubuntu, güncel yazılımlar ve tanıdık komutlarla çalışmak isteyenler için iyi bir seçenektir. Buna karşılık, uzun vadeli kararlılık ve RHEL dünyasında kalma isteği CentOS benzeri çözümleri öne çıkarır. Her halükarda, Makdos paneli ve teknik ekibi seçiminiz ne olursa olsun sizi destekleyecektir.
Karar Süreci: Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?
Tüm bu bilgilerin ışığında, karar aşamasına geldiğinizde kendi kullanım durumunuzu ve önceliklerinizi değerlendirmeniz gerekir. Farklı kullanıcı profilleri için aşağıda bazı öneriler paylaştık:
KOBİ’ler İçin Öneri
Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) çoğu zaman sınırlı bir IT ekibiyle faaliyet gösterir. Bu nedenle sunucu yönetiminde derin teknik uzmanlık her zaman bulunmayabilir. Bu nedenle altyapıyı kendi yöneten KOBİ’ler için basitlik ve güvenilirlik öncelikli olmalıdır.
Bu bağlamda Ubuntu Server, güvenlik yamalarına hızlı erişim sunar. Geniş topluluk desteği ve kullanım kolaylığı sağlayan araçlarıyla güçlü bir seçenek olarak öne çıkar. Ubuntu LTS sürümleri, 5 yıllık destekle KOBİ’lerin uzun vadeli planlarına uyum sağlar.
Diyelim ki CRM veya e-ticaret sitenizi şirket içinde barındırmak için bir sunucu kurmayı planlıyor olabilirsiniz. Ubuntu ile ilgili kurulum rehberlerini adım adım izleyerek süreci daha kolay tamamlamanız mümkündür. Ubuntu, ajanslar ve freelancer’lar arasında yaygın olarak kullanılan bir ortamdır. Bu yaygınlık, dış kaynaklı destek alırken iletişimi ve çözüm sürecini kolaylaştırır.
Bazı KOBİ’ler, sunucu altyapısını doğrudan yönetmek yerine farklı bir yaklaşım benimser. Bu işletmeler genellikle yönetilen hizmetleri veya kontrol panelli sunucuları tercih eder.
Web sitelerinizi cPanel gibi bir kontrol paneliyle yönetmeyi planlıyorsanız, altyapı detayları arka planda kalır. Bu senaryoda hangi işletim sisteminin kullanıldığı ikincil önem taşır. Bu durumda Makdos’un yönetilen sunucu hizmetleri kapsamında size önerdiği platformu tercih edebilirsiniz.
Geçmişte çoğu cPanel sunucusu CentOS 7 ile kuruluydu. Bu yaygın kullanım, CentOS’un KOBİ’ler için güvenli bir seçenek olarak öne çıkmasını sağladı. Ancak unutmayın ki CentOS 7’nin ömrü tamamlanmakta; yeni cPanel sunucuları genellikle AlmaLinux 8 tabanlı kuruluyor. Bu değişimin arkasında yine CentOS projesinin dönüşümü yatıyor.
Sonuç olarak, bir KOBİ için öncelik stabil çalışmak ve işleri kolay yürütmekse Ubuntu LTS iyi bir tercihtir. Mevcut CentOS kurulumunuz ihtiyaçlarınızı karşılıyorsa, yön değiştirmeniz gerekmez. AlmaLinux gibi eşdeğer bir alternatifle aynı yapıyı problemsiz şekilde devam ettirmeniz mümkün.
Makdos tarafında her iki senaryoda da size yardımcı olacak araçlar ve destek mevcut. Önemli olan, işinizi aksatmadan sunucularınızı yönetebilmeniz ve güvenlik açıklarına karşı sisteminizi güncel tutabilmeniz.
Teknik Uzmanlar İçin Öneri
Teknik uzmanlar ve sistem yöneticileri için Ubuntu mu CentOS mu sorusu tek bir cevaba indirgenmez. Çoğu durumda doğru tercih, yapılacak işin ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Deneyimli bir Linux kullanıcısı, dağıtımdan bağımsız olarak temel yönetim görevlerini rahatlıkla yerine getirebilir. Bir sistemi iyi bilen biri, diğerine de kısa sürede uyum sağlar. Burada karar kriterleri daha çok uzmanınızın uzmanlık alanı ve ihtiyaç duyulan özel özellikler etrafında şekillenir.
Uzun süredir RHEL tabanlı sistemlerle çalışan bir Linux sistem yöneticisi için tanıdık bir ortam önemlidir. Bu noktada CentOS veya AlmaLinux, doğal bir konfor alanı sunar.
Systemd servis yönetimi, SELinux politikaları ve dnf paket yönetimi konularında deneyiminiz varsa bu uzmanlığı değerlendirmek önemlidir. Bu bilgi birikimini RHEL ekosisteminde sürdürmek çoğu senaryoda mantıklı bir tercihtir. Kurumsal ortamda Red Hat uyumlu sistemlere özel araçlar kullanılıyor olabilir. Satellite Server gibi çözümler, CentOS veya AlmaLinux çizgisinde kalmayı daha mantıklı hâle getirir.
Bir yazılım geliştirici olarak sunucu kurmanız gerektiğinde genellikle hızlı ilerlemek istersiniz. Kurulum ve yapılandırma süreçlerinin sizi yavaşlatmaması öncelik hâline gelir. Bu noktada Ubuntu’nun size sunduğu basitlik ve paket çeşitliliği zaman kazandırabilir.
Örneğin makine öğrenimi alanında çalışan bir uzmanı ele alalım. Ubuntu üzerinde NVIDIA sürücüleri ve CUDA kütüphaneleri için daha fazla rehber ve hazır PPA deposu bulunur. Web geliştiren ekipler için LEMP (Linux+Nginx+MySQL+PHP) kurulumu sık karşılaşılan bir ihtiyaçtır. Ubuntu tarafında bu yapı, daha zengin ve erişilebilir dokümantasyonla desteklenir.
Teknik uzmanların kararında göz önüne alması gereken bir diğer konu da güncellik vs. stabilite ikilemidir. Kimi uzman, en yeni çekirdek, en yeni konteyner teknolojisi ve kütüphaneler olsun isteyebilir. Bu senaryoda Ubuntu’nun güncel sürümleri veya ara sürümleri daha cazip hâle gelir. Debian Testing ya da Arch Linux gibi alternatifler de düşünülebilir, ancak bunlar sunucu tarafında daha niş seçeneklerdir.
Başka bir uzman ise “sistem kurulsun, 5 yıl taş gibi çalışsın, ben sadece güvenlik yamalarını geçeyim” diyebilir. Bu durumda RHEL/CentOS tarzı yavaş değişen bir ortam daha uygun düşer.
Makdos olarak teknik uzman müşterilere net bir yaklaşım öneriyoruz. Test ve geliştirme ortamlarında Ubuntu gibi yenilikçi platformlar tercih edilirken, üretim ortamlarında olgunluğu kanıtlanmış LTS sürümler kullanılmalıdır. Bu, en iyi her iki dünyadan faydalanmanızı sağlar.
Makdos bulut sunucularında klonlama ve hızlı kurulum özellikleri bulunur. Bu sayede aynı sistemi Ubuntu ve CentOS türevleriyle yan yana test etme imkânı elde edersiniz. Uzmanlığınızı genişletmek için her iki dağıtıma da şans verin; böylece gelecekte farklı projelerde daha esnek olursunuz.
Sonuç ve Önerilen Adım
Özetle Ubuntu ve CentOS arasında mutlak bir doğru bulunmaz. Doğru tercih, tamamen ihtiyaç ve kullanım senaryonuza göre şekillenir. Bu yazıda Ubuntu vs CentOS konusunu detaylı şekilde ele aldık.
Ubuntu’nun güncel yapısı, geniş topluluğu ve kullanım kolaylığıyla öne çıktığını gördük. CentOS ise kararlılığı, RHEL uyumluluğu ve kurumsal deneyimiyle belirli bir kullanıcı kitlesine hitap eder. Performans ve güvenlik açısından her iki sistem de güçlü bir altyapı sunar. Ancak güncelleme yönetimi ve destek süreleri konusunda farklı stratejiler izlerler.
Artık hangi bilgileri edindiniz? Ubuntu ve CentOS hakkında merak edilen temel sorulara yanıt verdik. Bu iki dağıtımın hangi durumlarda daha uygun olduğunu karşılaştırmalı olarak değerlendirdik. Web hosting, uygulama geliştirme, kurumsal kullanım gibi senaryolarda nelere dikkat etmek gerektiğini öğrendiniz.
Ayrıca Makdos altyapısında her iki seçeneğin de nasıl desteklendiğini ve size sunduğumuz esneklikleri aktardık.
Peki şimdi ne yapmalı? Eğer hâlâ kararsızsanız, en iyi yöntem küçük bir deneme yapmaktır. Makdos bulut sunucularında bir Ubuntu ve bir CentOS örneği kolayca oluşturulur. Her iki sistemi birkaç gün kullanarak hangisinin sizin için daha uygun olduğunu test edebilirsiniz.
Sunucunuzu CentOS’tan Ubuntu’ya veya tam tersine dönüştürmek mümkündür. Önemli veriler yedeklendikten sonra kurulum işlemi Makdos paneli üzerinden pratik şekilde yapılır.
Seçiminiz ne olursa olsun, Makdos ekibi olarak yanınızdayız. İster en yeni teknolojileri denemek isteyin, ister yüksek kararlılığa sahip bir üretim ortamı kurmayı hedefleyin. İhtiyacınıza uygun sunucu çözümlerini sizin için sunabiliriz.
İhtiyacınıza uygun sanal sunucuyu dakikalar içinde kullanıma alabilirsiniz. Bunun için Makdos web sitemizde yer alan Sanal Sunucu Kiralama sayfamızı ziyaret edin.

