2026’da KOBİ’leri Bekleyen Siber Tehdit Trendleri

2026’da KOBİ’leri Bekleyen Siber Tehdit Trendleri

Network ve Güvenlik

08.01.2026 14:23

Makdos

5 dakika okuma süresi

Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) de artık büyük şirketler kadar siber tehdit riskiyle karşı karşıya. Uzmanlar, 2026 yılında siber saldırıların daha cesur hale geleceğini ve saldırganların daha akıllı araçlar kullanacağını öngörüyor. 2026’da KOBİ’leri çeşitli siber tehditler bekliyor. Bu blog yazısında siber saldırı türlerini anlatıyor, bu risklere karşı alınabilecek önlemleri de paylaşıyoruz. Firewall, antivirüs, DDoS koruması ve MFA, siber güvenliğin temel araçlarıdır. Ayrıca Makdos’un sunduğu siber güvenlik hizmetlerinin bu tehditlere karşı nasıl çözümler sunduğunu ele alıyoruz.

Siber saldırı yüzeyi her geçen gün genişlerken yeni tehdit türleri de ortaya çıkıyor. Her hafta yeni bir saldırı haberi duymak mümkün; fidye yazılımlarından veri sızıntılarına kadar pek çok yöntem deneniyor. Ne yazık ki KOBİ’ler de artık bu saldırganların hedef listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Geçmişte siber saldırılar daha çok büyük şirketleri hedef alıyordu. Günümüzde ise savunması zayıf KOBİ’ler daha sık saldırıya uğruyor. Bu yüzden KOBİ’lerin de büyük kurumlar kadar dikkatli olması gerekiyor. Siber güvenliğe yatırım yapmak artık bir zorunluluk.

Bu Yazıda Öğrenecekleriniz: 2026’da öne çıkması beklenen siber saldırı trendlerini öğreneceksiniz. Ayrıca bu tehditlerin KOBİ’leri nasıl etkilediğini ve işletmeniz için alınabilecek önlemleri ele alıyoruz. Yazının sonunda Makdos’un siber güvenlik ve firewall çözümleri ile firmanızı tehditlere karşı nasıl koruyacağınızı paylaşıyoruz. Şimdi 2026’da karşımıza çıkması muhtemel saldırı türleriyle başlayalım.

2026’da Öngörülen Siber Saldırı Türleri

2026 yılı, siber saldırganların yöntemlerinde belirgin bir evrim yaşandığı bir dönem olacak gibi görünüyor. Siber suçlular, yeni teknolojileri kendi lehlerine kullanarak daha inandırıcı ve etkili saldırılar geliştirmeye başladılar. İşte 2026’da sıkça duyabilecek olduğumuz siber saldırı türlerinden bazıları:

Yapay Zeka Destekli Kimlik Avı ve Deepfake Saldırıları

Saldırganlar, yapay zeka destekli saldırılar ile kimlik avı (phishing) yöntemlerini yeni bir seviyeye taşıyor. Generative AI (yapay üretici zekâ) ile ikna edici oltalama e-postaları ve mesajları otomatik şekilde oluşturulur.

Yapay zekâ ile hazırlanan metinler giderek daha doğal hale geliyor. Bu nedenle 2026’da sahte e-posta ve mesajları ayırt etmek zorlaşacak. Bu da çalışanların oltalama girişimlerine kanma ihtimalini artırıyor.

Öte yandan, deepfake tabanlı dolandırıcılık da yükselişte. Deepfake teknolojisi, bir kişinin görüntüsünü veya sesini taklit ederek gerçekçi videolar ve ses kayıtları oluşturabilir. Saldırganlar bu yöntemle üst düzey yöneticileri taklit edebiliyor. Ardından finans departmanından para transferi talep ediyorlar.

Deepfake içeriklerin gerçekçi görünmesi, çalışanların ayırt etme konusunda daha dikkatli olmasını gerektiriyor. Kısacası, sosyal mühendislik saldırıları yapay zekâ ile birleşerek KOBİ’ler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. 

Kimlik avı ve deepfake tehditleri

Gelişmiş Kötü Amaçlı Yazılımlar ve Fidye Yazılımları

Kötü amaçlı yazılımlar her zamankinden daha gelişmiş tekniklerle karşımıza çıkıyor. Özellikle fidye yazılımları (ransomware) 2026’da da KOBİ’lerin kabusu olmaya devam edecek. Yeni nesil zararlı yazılımlar, tespit edilmemek için davranışlarını değiştirerek güvenlik yazılımlarını aşabiliyor. Bu tür adaptif kötü amaçlı yazılımlar, geleneksel antivirüs ve güvenlik araçlarını zorlayarak ağlara sızma şansını artırıyor.

Fidye yazılımlarının yükselişi ise özellikle dikkat çekici. Son yıllarda fidye yazılımları sadece dosyaları şifrelemekle kalmayıp “çifte fidye (double extortion)” yöntemine evrildi.

Bu tür saldırılarda, saldırganlar verilerinizi şifrelemeden önce kopyalayıp çalıyor. Ardından iki ayrı taleple karşılaşırsınız. İlki dosyaların açılması için fidye ödemesidir, ikincisi ise çalınan verilerin yayımlanmaması için istenen ödemedir.

Örneğin bir saldırgan, şirketinizin müşteri veritabanını ele geçirip sistemi kilitleyebilir. Ardından verilerin kopyalarının elinde olduğunu söyleyerek ödeme talep edebilir.

KOBİ’ler için düzenli yedekleme, ilk fidye talebini etkisiz hale getirebilir. Ancak veri sızdırma tehdidi ciddi bir risk olarak devam eder. Bu nedenle fidye yazılımı saldırıları, şirketler için uzun vadeli yasal, finansal ve itibar riskleri oluşturur.

Tedarik Zinciri Saldırıları ve Üçüncü Taraf Riskleri

Tedarik zinciri saldırıları, 2026’da artarak gündemde olacak bir diğer trend. Bu saldırı modelinde siber suçlular doğrudan şirketi hedef almaz. Bunun yerine tedarikçi ve üçüncü tarafların sistemlerine sızarlar.

KOBİ’ler çoğu zaman büyük kurumlara hizmet verir. Bu durum, saldırganların KOBİ’leri geçiş noktası olarak kullanmasına yol açar. Örneğin, sizden hizmet alan daha büyük bir müşterinin ağına erişebilmek için önce sizin sistemlerinizi ele geçirmeye çalışabilirler. 2026’da bulut tabanlı araçların yaygınlaşması, yazılım tedarikçileri ve iş ortaklarını daha cazip hedefler haline getirecek.

Siber güvenlikte, şirketiniz kadar partner ve tedarikçilerin güvenlik seviyesi de önemlidir. İç güvenliğiniz ne kadar iyi olursa olsun risk tamamen ortadan kalkmaz. İş ortaklarındaki bir güvenlik açığı sizi de etkileyebilir. Dolayısıyla 2026’da KOBİ’lerin, kendi ağlarının yanında kullandıkları tüm sistemleri de güvence altına alması gerekecek.

KOBİ’lerin Karşı Karşıya Kalabileceği Özel Riskler

Büyük şirketler siber saldırılarla daha sık gündeme geliyor. Ancak KOBİ’ler saldırganlar için giderek daha cazip hale geliyor. Bunun birkaç temel nedeni var:

  • Sınırlı Siber Güvenlik Kaynakları: Birçok KOBİ’nin tam zamanlı bir IT güvenlik ekibi yoktur. Ayrıca gelişmiş bir güvenlik altyapısına da sahip değildir. Kurumsal düzeyde pahalı güvenlik araçlarını veya uzman personeli karşılayamaz.
    Örneğin, küçük işletmelerin %51’inin hiçbir siber güvenlik önlemi bulunmadığı tespit edilmiştir. Siber güvenlik yatırımı olmayan işletmelerin %59’u, kendilerini saldırılar için küçük görüyor. Bu yanlış algı, işletmeleri daha savunmasız hale getiriyor. Gerçekte, saldırganlar zayıf korunan küçük bir şirketi ele geçirmenin kolaylığını bildikleri için bunu fırsata çevirmeye isteklidir.
  • Artan Hedef Olma Oranı: Eskiden saldırganlar genelde büyük balığın peşine düşerdi, ancak son dönemde trend değişti. Güncel veriler, fidye yazılımı gibi saldırıların büyük çoğunluğunun artık KOBİ ölçeğindeki şirketleri hedef aldığını gösteriyor.
    Örneğin 2021 yılında gerçekleşen fidye yazılımı saldırılarının %82’si, 1000’den az çalışanı olan şirketlere yönelmiş durumda. Bu istatistik, küçük işletmelerin aslında ne kadar büyük bir hedef haline geldiğinin altını çiziyor. Saldırganlar, “büyük balık” yerine çok sayıda küçük balığı avlamanın da toplamda kârlı olabileceğini keşfetmiş durumda.
  • Yüksek Etki ve Düşük Kurtarma İhtimali: KOBİ’ler için gerçekleşen bir siber saldırının yıkıcı etkileri olabilir. Sınırlı finansal kaynaklar nedeniyle, bir saldırı sonrası toparlanma süreci sancılı geçebilir. Araştırmalara göre KOBİ’lerin %75’i, ciddi bir fidye yazılımı saldırısı sonrası işlerine devam edemiyor. Bu oran tehdidin boyutunu açıkça ortaya koyuyor.
    Bir başka deyişle, dört KOBİ’den üçü, kritik bir siber saldırının ardından iflas riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu oran, küçük işletmelerin siber güvenlik yatırımlarını ertelemesi halinde ne kadar büyük bir risk aldıklarını ortaya koyuyor.
  • Zincirleme Riskler: KOBİ’ler çoğu zaman daha büyük firmaların tedarikçisi veya iş ortağı konumundadır. Bu da bir KOBİ’ye yönelik başarılı bir saldırının, iş yaptığı diğer kurumlara da yayılabileceği anlamına gelir. Örneğin bir KOBİ’nin e-posta hesabının ele geçirilmesi, müşterilere sahte fatura gönderilmesine yol açabilir. Bu tür ikincil zararlar, itibarı zedeleyerek KOBİ’lerin iş ilişkilerini de riske atar.
  • Mevzuat ve Yükümlülükler: Son olarak, KOBİ’ler de KVKK, GDPR gibi veri koruma kurallarına tabidir. Bir siber saldırı sonucu müşteri verileri sızabilir. Bu durum maddi kayıplara, yasal yaptırımlara ve müşteri güveninin azalmasına neden olabilir. Yani “ben küçüğüm bana ne yapabilirler” düşüncesi, hem teknik hem de yasal açıdan büyük bir yanılgıdır.

Özetle: Saldırganlar KOBİ’lerin çoğunlukla kurumsal seviyede güvenlik yatırımı yapmadığını biliyor ve bunu avantajlarına çevirmeye çalışıyor. Bu yüzden KOBİ’ler için siber güvenlik artık isteğe bağlı değildir. İş sürekliliği ve şirketin varlığı için gereklidir.

KOBİ ölçeğinde bir şirket, büyük bir kuruma nazaran daha küçük bütçelere sahip olabilir. Ancak alacağı temel önlemler ve dış kaynaklı hizmetlerle kendi çapında güçlü bir savunma hattı oluşturabilir. Bir sonraki bölümde atılabilecek adımları inceleyelim.

Siber Tehditlere Karşı Hazırlıklı Olmak

Siber tehditlerin farkında olmak önemli, ancak daha da önemlisi bu tehditlere karşı proaktif önlemler alabilmek. KOBİ’ler sınırlı kaynaklarına rağmen birçok adımla risklerini ciddi oranda azaltabilir. 2026’ya girerken aşağıdaki en iyi uygulamalar, işletmenizin siber dayanıklılığını artırmak için dikkate alınmalıdır:

  • Sistemleri Güncel Tutun (Yamaları Uygulayın): İşletim sistemi, yazılımlar ve tüm uygulamalar için güncellemeleri düzenli olarak takip edin. Güncellemeleri gecikmeden yükleyin. Pek çok saldırgan, bilinen siber güvenlik açıkları için yayınlanan yamaları uygulamayan şirketleri hedef alır.
    Örneğin 2024’te keşfedilen bir güvenlik açığı için yayımlanan yamayı yüklemediyseniz risk devam eder. Bu açık, 2026’da zararlı yazılımlar tarafından kullanılabilir. Bu yüzden “güncelleme erteleme” alışkanlığından vazgeçin ve mümkünse sistemleri otomatik güncellemeye ayarlayın.
  • Düzenli Yedekleme Yapın: Kritik verilerinizin düzenli olarak yedeğini alın. Bu yedekleri çevrimdışı veya bulut gibi farklı bir ortamda saklayın. Yedeklemelerin çalışırlığını periyodik olarak test etmeyi unutmayın. Düzenli yedekleme, özellikle fidye yazılımı saldırılarında hayat kurtarıcı bir rol oynar.
    Örneğin güncel ve sağlam bir yedeğiniz varsa fidye ödemeniz gerekmez. Sistemleri temizleyip yedekten geri yükleyerek çalışmaya devam edebilirsiniz. Makdos’un yedekleme hizmetleri ile verilerinizi otomatik olarak yedekleyip güvenle saklamanız mümkündür.
  • Çalışanlara Farkındalık Eğitimi: İnsan faktörü, siber saldırıların en zayıf halkası olabilir. Tüm personelinize düzenli olarak siber güvenlik farkındalık eğitimleri verin. Özellikle kimlik avı saldırıları, sahte e-postalar ve sosyal mühendislik yöntemleri konusunda çalışanlarınızı bilgilendirin. Onlara gelen e-postalardaki şüpheli linklere tıklamamayı, ekleri açarken dikkatli olmayı, gönderen adresini doğrulamayı öğretin.
    Şirket içi küçük testler yaparak (örneğin kontrollü oltalama denemeleri) personelin hazır olup olmadığını ölçebilirsiniz. Unutmayın, en güçlü güvenlik zinciri bile insan hatasıyla kırılabilir. Bu yüzden insan kaynağınızı da eğiterek savunmanın parçası haline getirin.
  • Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA) Uygulayın: Kritik sistem ve hesaplara erişimde tek parolaya güvenmek yeterli olmaz. MFA, yani iki veya daha çok faktörlü doğrulama, hesap güvenliğini katbekat artırır.
    Örneğin şirket e-posta hesapları ve sunucu panelleri için MFA kullanılabilir. Bu sayede parolası ele geçirilen hesaplara yetkisiz erişim engellenir. Saldırgan, parolanızı bilse bile telefonunuza gelen tek kullanımlık kodu bilmediği için hesaplara erişemez. Günümüzde birçok hizmet MFA desteği sunuyor; hemen hepsinde bu özelliği aktif hale getirin.
  • Ağ ve Erişim Güvenliği Politikaları: Şirket ağınızda “gerektiği kadar yetki” prensibini uygulayın. Her çalışanın ya da sistemin, sadece ihtiyaç duyduğu kaynaklara erişimi olmalı. Örneğin, muhasebe departmanının paylaşılan klasörü ile pazarlama departmanının klasörlerine herkesin erişmesi gerekmeyebilir.
    Ağ segmentasyonu (segmentasyon) yaparak, bir bölümde meydana gelecek olası bir güvenlik ihlalinin tüm ağı etkilemesini önleyebilirsiniz. Wi-Fi ağınızı güçlü biçimde şifreleyin ve misafir ağlarını ayırın. Kritik sunucular için mümkünse ayrı bir VLAN kullanın.
  • Tedarikçi ve Üçüncü Taraf Denetimleri: Tedarik zinciri risklerine karşı, hizmet aldığınız firmaların güvenlik uygulamalarını da gözden geçirin. Örneğin, dışarıdan bulut yazılımı kullanıyorsanız o firmanın güvenlik sertifikalarına (ISO 27001 gibi) sahip olup olmadığına bakın. Önemli verilerinizi emanet ettiğiniz üçüncü partilerin güçlü parola politikaları, MFA uygulamaları, güncel sistemleri olduğundan emin olun. Tedarikçilere güvenmek iyidir ama “doğrulamak” daha iyidir – gerekirse NDA ve sözleşmelere siber güvenlikle ilgili maddeler ekleyin.
  • Olay Müdahale Planı Oluşturun: Tam güvenlik mümkün olmadığından, olası bir saldırıya karşı önceden bir müdahale planı hazırlayın. Bir Olay Müdahale Planı oluşturarak ekip yapısını, müdahale adımlarını ve yedekten geri dönüş sürecini önceden belirleyin.
    Bu planı yazılı hale getirin ve ekiple paylaşın. Düzenli aralıklarla tatbikat yaparak ekibin olası bir saldırı anında panik olmadan plana uygun hareket edebildiğinden emin olun. Planlı hareket etmek, hasarın boyutunu ciddi oranda azaltabilir.
  • Sürekli İzleme ve Profesyonel Destek: İmkânınız varsa 7/24 ağ trafiğinizi ve sistemlerinizi izleyebilecek bir güvenlik çözümü kullanın. Bir MDR (Managed Detection & Response) veya SOC as a Service hizmetleri anormallikleri erken tespit eder. Bu sayede hızlı müdahale mümkün olur. Kaynaklarınız kısıtlıysa, en azından kritik sistemleriniz için dışarıdan siber güvenlik desteği almayı düşünün.
    Örneğin,
    Makdos gibi uzman bir güvenlik ortağı ile çalışmak önemli avantajlar sağlar. Bu sayede 7/24 izleme, hızlı müdahale ve güncel tehdit bilgilerine erişim mümkün olur. Erken tespit ve hızlı müdahale sayesinde güvenlik olayları felakete dönüşmeden durdurulabilir.

Yukarıdaki adımlar, KOBİ’lerin siber direncini artırmak için atması gereken temel adımlardır. Her biri işletmenizin risk profilini düşürmeye yardımcı olur. Elbette tamamen risksiz bir ortam mümkün değildir. Ancak hazırlıklı olmak, saldırganlar için zor bir hedef haline gelmenizi sağlar.

Şimdi, siber savunmada kritik rol oynayan belli başlı güvenlik araçlarını ve çözümlerini biraz daha detaylı inceleyelim.

Güvenlik Araçlarının Rolü: Firewall, Antivirüs, DDoS Koruması ve MFA

KOBİ’lerin alabileceği önlemlerden bahsettik. Peki bu önlemleri hayata geçiren başlıca güvenlik araçları nelerdir ve nasıl çalışırlar? Aşağıda, işletmelerin siber tehditlere karşı en çok kullandığı temel güvenlik araçlarını ve her birinin rolünü özetledik:

  • Güvenlik Duvarı (Firewall): Firewall, şirket ağınızı dış dünyaya karşı koruyan ilk savunma hattıdır. Hem donanım cihazı (örn. ağ geçidine takılan bir cihaz) hem de yazılım şeklinde olabilir. Temel görevi, gelen ve giden trafiği belirlenen güvenlik kurallarına göre filtrelemektir.
    Örneğin, aynı kaynaktan (IP adresinden) kısa sürede çok sayıda istek gelirse bunu anormal davranış olarak algılar. Sistem bu kaynağı otomatik olarak engeller. Böylece şirket ağınıza yetkisiz erişim girişimlerini tespit eder ve daha ağa ulaşamadan durdurur.
    Firewall’lar sadece dış saldırılara karşı değil, içeriden dışarıya sızmaya çalışan verileri de kontrol altında tutar. Modern güvenlik duvarları yalnızca IP ve port filtrelemesiyle sınırlı değildir. Paket içeriklerini inceleyerek zararlı aktiviteleri tespit edebilir.
    Özetle, iyi yapılandırılmış bir firewall, KOBİ’ler için olmazsa olmaz bir güvenlik katmanıdır. Hatta uzmanlar firewall kullanımını dijital varlıklarını korumak isteyen KOBİ’ler için bir tercih değil, zorunluluk olarak nitelendiriyor.
  • Antivirüs ve EDR Yazılımları: Antivirüs ve EDR çözümleri, bilgisayarları ve sunucuları zararlı yazılımlara karşı korur. Sistem taramalarıyla bilinen zararlı yazılımlar tespit edilir. Şüpheli davranışlar fark edildiğinde tehditler engellenir.
    Özellikle çalışanların cihazlarında ve sunucularınızda güçlü bir antivirüs çözümü kullanmak, pek çok saldırıyı daha gerçekleşmeden önlemenizi sağlar. Örneğin, bir çalışan oltalama e-postasındaki eki açabilir. Antivirüs yazılımı bu dosyayı zararlı olarak algılayıp karantinaya alır.
    Ancak antivirüslerin düzenli güncellenmesi çok önemlidir. Her gün ortaya çıkan yeni kötü amaçlı yazılımlara karşı yazılımınızın en son imza veritabanına sahip olması gerekir. Günümüzde EDR (Endpoint Detection and Response) destekli antivirüsler, sistemlerdeki şüpheli davranışları anlık olarak takip eder. Tespit edilen olaylar merkezi bir panelden raporlanır.
  • DDoS Koruması: DDoS (Distributed Denial of Service) saldırıları, bir sunucuya veya ağa çok sayıda istek gönderir. Amaç, hizmetin çalışamaz hale gelmesidir. Özellikle e-ticaret siteleri veya çevrimiçi hizmet sunan KOBİ’ler için DDoS saldırıları büyük kesinti riskleri doğurur.
    DDoS koruması, bu tür anormal trafik patlamalarını tespit edip zararlı trafiği süzmek için kullanılır. Özel veya bulut tabanlı DDoS koruma çözümleri, botnet kaynaklı sahte istekleri analiz ederek otomatik olarak engeller.
    Örneğin, normalde şirket sitenizi hiç ziyaret etmeyen bir ülkeden bir anda saniyede binlerce istek gelebilir. DDoS koruma sistemi bunu zararlı olarak sınıflandırıp o bölgeden gelen istekleri bloke edebilir. Yine aynı şekilde “rate limiting” denilen tekniği ile bir IP adresinden gelebilecek istek sayısı sınırlandırılır. Bu sınır belirli bir zaman aralığı için uygulanır. Böylece saldırganlar sahte trafik gönderse bile gerçek kullanıcıların erişimi tamamen kesilmemiş olur.
    Kısacası, DDoS koruması, saldırılar sırasında işletmenin çevrim içi kalmasına ve hizmetin sürmesine yardımcı olur. Makdos gibi sağlayıcılar KOBİ’lere DDoS filtrasyon hizmeti sunar. Yüksek hacimli saldırılar altyapı seviyesinde engellenir.
  • Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA): MFA, hesap güvenliğini artıran en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle kritik öneme sahip hesaplar (yönetici panelleri, VPN girişleri, veritabanı erişimleri vb.) mutlaka MFA ile korunmalıdır.
    Bu sayede bir çalışanın parolası zayıf olsa ya da ele geçirilse bile erişim engellenir. Çünkü saldırganlar ikinci doğrulama adımını geçemez. OTP’siz kimlik avı saldırılarında bile MFA, ek bir güvenlik katmanı sağlayarak saldırganları engeller.
    Unutmamak gerekir ki, parolalar tek başına yeterli güvenlik sağlamaz. Bu nedenle SMS doğrulama, mobil uygulama bildirimi veya donanımsal güvenlik anahtarı gibi ek yöntemler kullanılmalıdır.

Yukarıdaki araçlar birlikte kullanıldığında birbiriyle entegre, çok katmanlı bir savunma oluşturur. Örneğin firewall dışarıdan gelen saldırıları süzerken antivirüs içerideki cihazları korur. DDoS koruması ağı ayakta tutarken MFA da hesapların ele geçirilmesini önler. Nitekim birçok KOBİ de bu araçları hızla benimsemektedir.

Araştırmalara göre KOBİ’lerin en yaygın kullandığı siber güvenlik çözümleri antivirüs (%58) ve firewall (%49) araçlarıdır. Bu da küçük işletmelerin dahi bu temel savunma araçlarını kurmaya başladığının bir göstergesi. Siz de henüz kullanmadığınız güvenlik önlemlerini devreye alarak güvenlik düzeyinizi artırabilirsiniz. 

Kobiler için katmanlı ağ güvenliği

Makdos’un Siber Güvenlik ve Firewall Hizmetleri ile Çözümler

KOBİ’ler için 2026’daki siber tehditlere karşı güçlü bir iş ortağıyla çalışmak önemli bir avantajdır. Makdos, Türkiye’nin lider teknoloji firmalarından biri olarak KOBİ’lerin güvenlik ihtiyaçlarına odaklanan çözümler geliştirir. Siber güvenlik ve firewall hizmetleriyle işletmeleri korur. Peki, Makdos’un sunduğu hizmetler sizi yukarıda bahsettiğimiz tehditlere karşı nasıl koruyor?

1. Kurumsal Düzeyde Firewall ve Ağ Güvenliği: Makdos, işletmenizin ağı ile internet arasına konumlandırılan yönetilen bir güvenlik duvarı (firewall) hizmeti sağlar. Bu firewall, 7/24 Makdos uzmanlarınca izlenir ve güncellenir. Şirkete özel firewall kuralları sürekli iyileştirilir, kayıtlar izlenir ve gerekli durumlarda hızlı müdahale sağlanır. Örneğin, gece saatlerinde şirket ağına olağan dışı bir trafik gelebilir. Makdos’un SOC ekibi bu durumu hızlıca tespit edip engeller.
Ayrıca Makdos’un güvenlik altyapısı, klasik firewall özelliklerinin ötesine geçer. IPS ve IDS sistemleri trafiği analiz ederek tehditleri size ulaşmadan engeller. Web Uygulama Güvenlik Duvarı (WAF) sayesinde SQL enjeksiyonu, XSS gibi web açıklarına karşı koruma sağlanır. SSL VPN/IPSec VPN desteği ile uzaktaki çalışanların güvenli şekilde şirket ağına bağlanması temin edilir.
Bu sayede Makdos, KOBİ’ler için kurumsal şirketlerde kullanılan kapsamlı güvenlik katmanlarını entegre biçimde sağlar. Tüm bu sistemler, Makdos’un Türkiye’deki yedekli veri merkezleri üzerinde çalışır. Böylece performans kaybı olmadan kesintisiz güvenlik sağlanır.

2. DDoS Koruması ve Sürekli Hizmet Sürekliliği: Makdos’un firewall hizmeti, DDoS korumasıyla birlikte çalışır. Bu yapı işletmeleri yüksek hacimli saldırılara karşı korur. Makdos, DDoS saldırılarını ağ omurgasında erken aşamada tespit eder. Saldırılar sisteme ulaşmadan engellenir.
Örneğin, şirket web sitesinde ani bir trafik artışı olabilir. Makdos’un sistemleri bu trafiğin kaynağını analiz ederek meşru mu yoksa zararlı mı olduğunu belirler. Saldırı olduğu anlaşılırsa, zararlı istekler filtrelenip yalnızca gerçek kullanıcı trafiği sitenize iletilir. Bu süreç tamamen otomatik ve gerçek zamanlı gerçekleşir; dolayısıyla siz saldırıyı web sitenizde hissetmezsiniz bile.
Makdos’un yüksek bant genişliğine sahip altyapısı, saldırı trafiğini karşılayarak kesintisiz hizmet sunar. Sonuç olarak, çevrim içi hizmetleriniz 2026’daki gelişmiş DDoS saldırılarında bile erişilebilir kalmaya devam eder.

3. 7/24 Uzman Desteği ve İzleme: Makdos, siber güvenlik hizmetlerini tamamen kontrol edilebilir bir yapı ile sunar. Bu da şu anlama geliyor: Makdos’un uzman ekibi, güvenlik sistemlerinin kurulumundan izlenmesine kadar tüm süreci yönetir. Çoğu KOBİ için maliyetli ve zor olan bir güvenlik uzmanını bünyenizde istihdam etmenize gerek kalmaz.
Makdos ekibi, en yeni tehdit trendlerini yakından takip ederek firewall kurallarınızı ve sistem ayarlarınızı sürekli güncel tutar. Örneğin, dünya genelinde yeni bir fidye yazılımı kampanyası başladığında Makdos bunu anbean izler. Gereken imza güncellemeleri ve trafik filtrelerini anında sisteminize uygular. Böylece siz farkına varmadan o tehdide karşı korunmaya başlarsınız.
Aynı şekilde, paneliniz üzerinden de şeffaf bir görünüm elde edebilirsiniz. Makdos kullanıcı paneli, engellenen saldırıları anlık raporlarla izlemenizi ve güvenlik kurallarında değişiklik talep etmenizi sağlar. Tüm bunlar, KOBİ’lerin kendi işlerine odaklanırken güvenlik konusunu uzman ellere bırakmasını sağlıyor.

4. Maliyet Etkin ve Ölçeklenebilir Çözümler: Makdos’un yönetilen siber güvenlik hizmetleri, KOBİ’ler için uygun maliyetlidir. Benzer bir koruma düzeyi için pahalı güvenlik çözümleri ve uzman personel gereklidir. Oysa Makdos ile abonelik modeli üzerinden, ek donanım yatırımı yapmadan profesyonel güvenlik alabilirsiniz. Bu, özellikle yüksek donanım maliyetlerini karşılayamayan KOBİ’ler için büyük bir avantaj.
Ayrıca hizmetler son derece ölçeklenebilir. İşletmeniz büyüdükçe veya ihtiyaçlarınız arttıkça Makdos çözümünü kolaylıkla genişletebilir. Yeni sunucular ekleseniz bile onları da mevcut güvenlik şemsiyenize dahil edebilirsiniz. Küçük bir ofis ağından kapsamlı bulut altyapılarına kadar her boyutta yapıya uygun özelleştirilebilir güvenlik politikaları uygulanır.
Örneğin kritik sunuculara yalnızca belirli IP’lerin erişmesine izin verilebilir. Mesai saatleri dışında bazı hizmetler de kısıtlanabilir. Bu gibi politikalar Makdos uzmanları tarafından yönetilir. Bu yapı, KOBİ’lerin hem bugünkü hem de gelecekteki güvenlik ihtiyaçlarını karşılar.

5. Tek Elde Entegre Hizmet: Makdos, firewall ve DDoS korumasını kapsayan bütüncül bir siber güvenlik çözümü sunar. Siber Güvenlik ve Firewall hizmeti, DDoS koruma, IPS/IDS, WAF, VPN ve yedekleme entegrasyonu gibi bileşenleri kapsar. Böylece farklı ihtiyaçlar için ayrı ayrı ürünler almak yerine, tek noktadan tümleşik bir hizmet alırsınız. Bu da yönetim kolaylığı ve hızlı destek anlamına gelir.
Herhangi bir güvenlik olayında kimi arayacağınızı bilirsiniz ve anında yanıt alırsınız. Makdos, 7 yılı aşkın deneyime ve 25 kişilik uzman bir ekibe sahiptir. Bu yapı, KOBİ’ler için güvenilir bir siber güvenlik çözümü sunar. Makdos, yerli AR-GE ürünü olan kendi CRM ve yönetim arayüzüyle hizmetlerini esnek ve hızlı şekilde geliştirir. Kısacası, Makdos ile çalıştığınızda global saldırı trendlerine karşı yerel ve hızlı çözümler elde edersiniz.

Sonuç olarak, Makdos’un siber güvenlik ve firewall hizmetleri, KOBİ’ler için güçlü bir siber koruma sağlar. Makdos, yapay zekâ destekli saldırılar, fidye yazılımları ve DDoS gibi tehditlere karşı işletmeleri proaktif şekilde korur. Bu hizmetler bir sigorta gibi düşünülebilir. Olası bir saldırı durumunda hazırlıklı olmak, işinize güvenle devam etmenizi sağlar.

Sonuç ve Özet

2026 yılı, siber tehditlerin boyut değiştirdiği ve KOBİ’ler için risklerin arttığı bir dönem olacak. Bu yazıda öne çıkan siber saldırı trendlerini ele aldık. Yapay zekâ destekli kimlik avı, deepfake dolandırıcılık ve fidye yazılımlarını detaylı şekilde inceledik.

Ayrıca KOBİ’lerin neden hedef olduğunu, sınırlı imkânlarla dahi hangi adımları atarak korunacağını ele aldık. Firewall, antivirüs, DDoS koruması ve MFA gibi temel güvenlik araçlarının işletmenizi nasıl koruyacağınızı öğrendiniz.

Öğrendiklerimizi kısaca özetlemek gerekirse: KOBİ’ler de artık en az büyük işletmeler kadar siber saldırı tehdidi altındadır. Ancak uygun önlemlerle bu tehditler yönetilebilir seviyeye indirilebilir. Düzenli yedekleme, güncel sistemler, çalışan eğitimi ve güçlü güvenlik araçları saldırılara karşı en önemli savunma unsurlarıdır.

Ne Yapmalı? Eğer işletmenizin siber güvenliğini şimdiye kadar arka planda bıraktıysanız, daha fazla gecikmeyin. Yukarıda bahsedilen adımları bir an önce uygulamaya koyun.

Unutmayın, siber güvenlik bir ürün değil, bir süreçtir. Sürekli dikkat ve iyileştirme gerektirir. Şirketinizi büyütmeye çalışırken bir siber saldırı yüzünden maddi ve manevi zarara uğramamak için savunma hattınızı bugünden oluşturun.

Elbette bu yolculukta yalnız değilsiniz. Makdos gibi güvenilir bir iş ortağıyla çalışarak işletmenizi profesyonel bir koruma altına alabilirsiniz. İhtiyaçlarınıza özel siber güvenlik çözümleri için ekibimiz her zaman yanınızda.

Makdos’un Firewall ve Güvenlik Hizmeti sayfasını ziyaret ederek işletmeniz için sunulan güvenlik çözümlerini keşfedin. Uzman ekibimizle iletişime geçerek işletmeniz için en uygun güvenlik paketini oluşturun ve işinize güvenle odaklanın. 

👉 Makdos Firewall ve Güvenlik Hizmeti   

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’de Bir ilk
İlk hosting mobil uygulaması

Makdos Bilişim App Store UygulamasıMakdos Bilişim Play Store Uygulaması
Makdos Bilişim Mobil Uygulama Görseli