Güvenlik Duvarı (Firewall) Nedir?
Güvenlik duvarı, bilgisayar ağlarını izinsiz erişimlerden korur. Kötü amaçlı yazılım girişimlerinden ve diğer siber tehditlerden koruyan temel bir ağ güvenliği katmanıdır. En basit tanımıyla firewall, ağ trafiğini belirlenmiş kurallar çerçevesinde kontrol eder ve yönetir.
İç ağ (LAN) ile internet arasında çalışan bu sistem, ağ trafiğindeki tüm veri paketlerini sürekli denetler. Önceden tanımlanan güvenlik politikaları doğrultusunda, izin verilen ve engellenen veri paketleri ayrılır. Böylece meşru ve gerekli trafiğin sorunsuz akmasını sağlarken, tehdit oluşturacak trafiği bloklayarak sistemlerinizi korur.
Örneğin, şirket ağınızda konumlanan bir firewall, çalışanların internete güvenli şekilde erişmesini sağlarken dışarıdan gelebilecek saldırıları da durdurur. Ev kullanıcıları için modemlerde ve işletim sistemlerinde bulunan yerleşik güvenlik duvarları, dış kaynaklı risklere karşı koruma sunar. Genel amaç, ağınıza gelen her veriyi filtrelemek ve sadece güvenli olanların girişine izin vermektir. Bu sayede güvenlik duvarı, ağa bağlı tüm cihazları korur ve olası saldırıları önlemeye yardımcı olur.
Firewall türleri: Güvenlik duvarları, donanım tabanlı ve yazılım tabanlı olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Donanım tabanlı firewall’lar bağımsız bir cihaz olarak ağınıza kurulur. Yazılım tabanlı firewall ise sunucu veya bilgisayar üzerinde çalışan programlardır (örn. Windows Defender Firewall gibi).
Hangi tür olursa olsun, doğru yapılandırılan bir güvenlik duvarı ağ güvenliğinizi önemli ölçüde güçlendirir. Günümüzde yeni nesil güvenlik duvarları, paket filtrelemenin ötesinde IPS, IDS ve WAF gibi gelişmiş güvenlik özellikleri sunar.
Aşağıda bir Linux sunucusunda kullanılan iptables aracıyla basit bir firewall kural seti örneği verilmiştir. Bu kurallar, 443 portu üzerinden HTTPS trafiğine izin verirken belirli IP adreslerinden gelen tüm istekleri engeller.
Güvenlik duvarı (firewall) kavramını temsilen sıklıkla ateş ve tuğla duvar simgeleri kullanılır. Yukarıdaki görsel, bir firewall cihazının ağ trafiğini engelleyen bir bariyer rolünü sembolik olarak göstermektedir.
Gerçek dünyada da firewall, iç ağınız ile dış ağ arasında adeta bir set oluşturur. Tehlikeli veri paketlerini daha ağınıza ulaşamadan durdurur ve sadece güvenli görünen trafiğin geçişine izin verir. Bu şekilde ağ güvenliğinizi sağlarken sistem performansınız olumsuz etkilenmez.
Donanımsal Firewall: Özellikleri ve Kullanım Alanları
Donanımsal (yerinde) firewall, ağınızın giriş noktasına konumlandırılan fiziksel bir firewall cihazı şeklinde çalışır. Genellikle bir yönlendirici (router) veya benzeri bir ağ cihazı şeklindedir ve üzerinde özel amaçlı bir yazılım çalışır. Fiziksel Cihaz Yapısı itibarıyla bu cihazlar güçlü işlemcilere, yeterli bellek kapasitesine ve yüksek hızlı ağ arayüzlerine sahiptir. Böylece gerçek zamanlı veri akışını filtreleyip yönetirken ağ performansını düşürmemeye odaklanırlar.
Fiziksel Cihaz Yapısı
Kurumsal düzeyde donanım tabanlı güvenlik duvarları, tek bir kutu içinde birden fazla güvenlik fonksiyonunu barındırabilir. Örneğin, gelişmiş bir kurumsal güvenlik duvarı, paket filtreleme ve VPN ağ geçidi görevlerini birlikte üstlenir. Ayrıca IDS/IPS, içerik filtreleme ve DDoS saldırılarını engelleme özellikleri sunar. Bu sayede ayrı ayrı cihazlar yerine tek bir entegre cihaz ile kapsamlı koruma sağlanır.
Donanımsal firewall’lar yüksek hızlı işlemcileri sayesinde yoğun ağ trafiğini yönetebilir. Aynı anda birçok bağlantıyı denetler.
Tipik olarak 42U rack kabinlerine takılan bu cihazlar, şirketinizin internet çıkışında konumlanır. Üzerlerinde birden fazla ağ portu bulunur. İç ağınızı, dış ağı (internet) ve gerekiyorsa DMZ gibi ara ağları bu portlara bağlayarak tüm geçişleri denetlerler.
Bu cihazlar genellikle üretici firmalar (Cisco, Fortinet, Palo Alto Networks vb.) tarafından özel yazılımlarla donatılmıştır. Web tabanlı arayüz veya komut satırı üzerinden yönetilir.
Avantajlar: Donanımsal firewall, tamamen bu işe adanmış bir cihaz olduğundan performans açısından çok güçlüdür. Özel donanım bileşenleri (ASIC/FPGA tabanlı hızlandırıcılar gibi) sayesinde gecikme süresi düşük, throughput (işleme kapasitesi) oldukça yüksektir.
Ağ geçidinde konumlandırma avantajıyla, tüm şirket trafiği tek bir noktadan kontrol edilir. İç ağınıza giren zararlı bir paket, daha ofisinizin ağına girmeden firewall üzerinde takılır. Ayrıca cihaz tamamen şirket kontrolünde olduğu için güvenlik ayarlarında tam esneklik sağlanır. Şirket ihtiyaçlarına göre en ince ayrıntısına kadar özelleştirilir.
Dezavantajlar: Fiziksel firewall cihazlarının bazı dezavantajları da vardır. Öncelikle kurulum ve yönetimleri uzmanlık gerektirir. Bu cihazları ayarlamak için genelde ağ/IT ekibinizde yetkin bir personel olmalıdır.
Ayrıca yüksek kaliteli kurumsal firewall cihazlarının maliyeti yüksektir. İlk aşamada cihaz satın alma maliyeti bulunur. Bunun yanında bakım, garanti ve yazılım lisansı gibi ek giderler oluşur. Trafik önemli ölçüde arttığında, mevcut cihazın kapasitesi yetersiz kalabilir ve daha üst bir modele geçiş gerekebilir.
Son olarak, fiziksel cihaza bağımlılık tek noktadan arıza riskini de beraberinde getirir. Cihaz arızalanırsa ağınız korumasız kalabilir. Bu nedenle birçok şirket, yedeklilik için ikinci bir güvenlik duvarı cihazını aktif-pasif yapıda kullanır. Bu durum ek maliyet oluşturur.
Ağ Geçidinde Konumlandırma
Donanımsal bir firewall, işletmenizin ağ geçidinde yani iç ağınız ile dış ağ arasındaki sınırda konumlanır. Genellikle internet hattı, modem veya router’dan çıktıktan sonra önce güvenlik duvarına ulaşır. Ardından switch’ler üzerinden iç ağa dağıtılır.
Bu mimari sayesinde firewall, ağına bağlı olan tüm cihazların dış dünya ile haberleşmesini denetim altına alır. E-posta sunucusundan çalışan bilgisayarlarına kadar her sistem, internete erişirken firewall filtresinden geçer. Bu konumlandırma, maksimum kontrol ve güvenlik sağlar. Güvenlik duvarı, istenmeyen bağlantı taleplerini ofis ağına girmeden engeller ve kritik verilerin dışarı çıkmasını önler.
Donanımsal güvenlik duvarı ağ geçidinde bulunur. Bu sayede dışarıdan gelecek kötü amaçlı yazılım saldırıları veya yetkisiz erişim denemelerine karşı ilk noktası olur.
Örneğin, sunuculara yönelik port taramaları ve DDoS saldırıları bu cihaz tarafından tespit edilir. Zararlı paket trafiği filtrelenir. İçerideki bir cihaz enfekte olursa zararlı trafik oluşabilir. Güvenlik duvarı bu trafiği tespit eder ve engeller.
Fiziksel güvenlik duvarı, dış kaynaklı saldırılar ile içeriden oluşabilecek tehditleri kontrol altında tutan bir ağ güvenliği çözümüdür.
Kullanım Alanları: Donanımsal güvenlik duvarları, yoğun ağ trafiği bulunan işletmeler ve veri merkezleri için uygundur. Kendi ofis ağı olan, merkez/şube yapısı bulunan kurumlar genellikle internet çıkışlarına bir fiziksel firewall yerleştirirler. Bankalar, hastaneler, kurumsal şirketler, e-ticaret firmaları gibi kritik veriye sahip ve kesintisiz güvenlik isteyen yapılarda standarttır.
Ayrıca bulut yerine tüm sistemlerini kendi bünyesinde barındıran işletmeler için de vazgeçilmezdir. Makdos gibi hizmet sağlayıcıların co-location müşterileri, veri merkezindeki güvenliği artırmak için donanımsal güvenlik duvarı kiralayabilir.
Bulut Tabanlı Firewall: Çalışma Prensibi ve Esnekliği
Bulut tabanlı firewall, fiziksel bir cihaz kurmadan internet üzerinden kullanılan bir güvenlik duvarı hizmetidir. Bu modelde firewall işlevi, genellikle bir hizmet olarak sunulur (Firewall as a Service – FWaaS olarak da bilinir).
Şirket içi trafik, bulut sağlayıcısının güvenlik platformuna yönlendirilir. Bulutta barındırılan sunucuların trafiği ise doğrudan bu hizmet tarafından filtrelenir. Bulut tabanlı güvenlik duvarları, klasik güvenlik duvarlarıyla benzer şekilde çalışır. Kurallar ve filtreler uygulanır, ancak yönetim ve esneklik açısından avantaj sağlar.
Bulut Mimarisi Avantajları
Bulut tabanlı firewall’ların en büyük avantajlarından biri altyapı yatırım maliyeti olmamasıdır. İşletme olarak ayrı bir cihaz satın almanız gerekmez; bunun yerine aylık/yıllık abonelik şeklinde hizmeti alırsınız.
KOBİ’ler, donanım yatırımı yapmadan kurumsal seviyede güvenlik sağlayabildiği için bu çözümden önemli ölçüde fayda görür. Ayrıca bulut firewall hizmetini başlatmak için uzun kurulum süreçleri de yoktur. Genelde sağlayıcı, sizin internet trafiğinizi kendi bulutuna yönlendirmenizi sağlayacak ayarları verir ve kısa sürede devreye girer.
Ölçeklenebilirlik bulut firewall’un doğasında vardır. İşletmeniz büyüdükçe veya ağ trafiğiniz arttıkça, bulut sağlayıcı kapasitesini sizin için otomatik olarak artırabilir. Yeni bir ofis açıldığında, bulut güvenlik duvarı panelinden bu ofis için kurallar eklenebilir. Ek bir cihaz kurmaya gerek yoktur.
Bulut güvenlik hizmetleri, yoğun trafik dönemlerinde dinamik kaynak kullanımı ile saldırılara karşı koruma sağlar. Esneklik anlamında, bulutta çalışan firewall’lar coğrafi olarak dağıtık yapılara da uygundur. Farklı şehirlerde ofisleri olan bir şirket, hepsini tek merkezî bulut firewall üzerinden yönetebilir.
Yönetim ve bakım kolaylığı da önemli bir artıdır. Bulut firewall hizmetini sağlayan firma, tüm güncellemeleri, yamaları, cihaz bakımlarını kendi yapar. Sizin ayrı bir IT personeli istihdam edip cihaz yazılım güncellemesi veya arıza takibi yapmanıza gerek kalmaz.
Örneğin, yeni ortaya çıkan bir siber tehdit için firewall imza güncellemeleri anında tüm bulut müşterilerine uygulanır. Siz farkında bile olmadan koruma güncel hale gelir. Yeni nesil tehdit istihbaratı da bulut ortamında daha hızlı paylaşılır. Sağlayıcı, farklı müşterilerde tespit ettiği saldırı modelini global filtrelere ekleyerek herkes için daha proaktif koruma sağlar.
Kısacası bulut güvenlik duvarlarında yönetim yükü büyük ölçüde hizmet sağlayıcıya aittir. Müşteri yalnızca politika ayarlarını yapar ve günlük raporları takip eder.
Trafik Yönlendirme ve Kontrol
Bulut tabanlı firewall kullanırken, şirketinizin internet trafiği sağlayıcının bulutuna yönlendirilir. Bu genellikle VPN tünelleri veya özel yönlendirme ayarları ile gerçekleştirilir.
Örneğin, Makdos’tan bulut firewall hizmeti aldığınızda IPsec VPN tüneli kurulur. Bu tünel, ofis router’ınız ile Makdos’un güvenlik bulutu arasında bağlantı sağlar. Tüm internet trafiği bu şifreli tünelden geçerek buluttaki firewall’dan süzülür ve sonra hedefine ulaşır.
Benzer şekilde, bulutta barındırdığınız sunuculara gelen trafik de önce sanal firewall servisinden geçip sonra sunucuya yönelir. Bu şekilde trafik kontrolü merkezîleştirilmiş olur.
Bulut firewall, tüm bu trafik akışını gerçek zamanlı analiz ederek saldırı teşebbüslerini tespit eder. Örneğin dünya genelinde dağıtık bir botnet’in yaptığı DDoS saldırısını düşünelim. Bulut servis sağlayıcı, kendi omurgasında yüksek bant genişliği ile bu saldırıyı emer ve süzer. Böylece kurum ağınıza saldırı ulaşmaz bile.
Ağ trafiğini izlemek bulut servisinin devasa altyapısı sayesinde daha kapsamlı yapılabilir. Bir saldırganın aynı anda 10 farklı müşteriye saldırdığını farz edelim. Bulut bunu görür ve ilgili IP’yi kara listeye alır, herkes korunur.
Bulut tabanlı firewall’larda merkezî yönetim panelleri bulunur. Web tabanlı bir arayüze giriş yaparak tüm şube ve sunucu güvenlik politikalarını tek noktadan yönetirsiniz. IP bazlı kurallar, uygulama protokol engelleme ve ülke bazlı erişim kısıtlamaları birkaç tıklama ile yönetilir.
Trafik yönlendirmesinin bulutta olması, uzaktan erişimi de kolaylaştırır. IT yöneticiniz ofis dışında olsa bile internet olan her yerden panele girip anlık düzenleme yapabilir. Bu, özellikle hızlı aksiyon alınması gereken durumlarda (örneğin yeni bir tehdit çıktığında kural eklemek gibi) vakit kazandırır.
Dezavantajlar: Bulut firewall’un belli dezavantajları da yok değil. Birincisi, internet bağlantınıza bağımlıdır. Bulut ile aranızdaki bağlantı koparsa, bulut firewall’a erişemezsiniz.
Ancak bu durumda trafik de zaten dışarı çıkmıyor olur. Bazı durumlarda buluta yönlendirme az da olsa bir gecikme (latency) ekleyebilir. Özellikle çok uzak coğrafyalardaki bulut noktalarına trafik göndermek gerekiyorsa birkaç milisaniye ekstra gecikme doğal karşılanmalı.
Ayrıca bazı kurumlar verilerinin kendi sınırları dışına çıkmasını istemeyebilir (regülasyon veya gizlilik endişesiyle). Bu nedenle hassas veri işleyen ve sıkı mevzuatlara tabi sektörler, bulut yerine yerinde firewall çözümlerini kullanmayı seçebilir.
Çoğu modern bulut sağlayıcısı, veri gizliliği ve şifreleme için ileri düzey önlemler alır. Bu nedenle bulut tabanlı firewall hizmetleri genel olarak güvenlidir. Sağlayıcılar, çok katmanlı güvenlik önlemleri (ör. sertifikalı veri merkezleri, şifreli iletişim, ayrıştırılmış müşteri verileri) ile müşterilerinin trafiğini korurlar.
Bulut tabanlı firewall hizmetleri, yukarıdaki görselde görüldüğü gibi bulut simgesi ve kilitli kalkan ile temsil edilir. Bu, şirket ağının bulut üzerinde güvenlik altına alındığı anlamına gelir. Bulut firewall, internet üzerinden gelen trafiği veri merkezindeki veya buluttaki sunucular için sürekli olarak denetler.
Bulut ortamında güvenlik sağlamak, fiziksel cihazlara kıyasla daha esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm sunar. Örneğin, coğrafi olarak dağıtık ofis yapısına sahip şirketler, bulut firewall kullanarak ağ güvenliğini merkezi olarak yönetebilir. Görseldeki kalkan, bulut altyapısının içinde kötü niyetli trafiği engelleyen bir bariyeri simgeler. Bu da bulut firewall’un ağ güvenliğinizi sağlama konusundaki rolünü vurgular.
Hangi Firewall Tipi Hangi İşletmeye Uygun?
Her işletmenin ihtiyaçları, ölçeği ve kaynakları farklıdır. Bu nedenle firewall tercihi yaparken “tek bedene uyan çözüm” yaklaşımı doğru olmaz. Aşağıda KOBİ’ler ve büyük ölçekli/dağıtık yapılar için firewall seçim kriterlerini ayrı başlıklar altında inceledik.
KOBİ’ler İçin Tercih Kriterleri
Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) genellikle sınırlı IT bütçesine ve uzman kaynağa sahip olurlar. Bu nedenle karmaşık ve pahalı donanım çözümlerine yatırım yapmakta zorlanabilirler. KOBİ’ler için öncelikli kriterler genelde maliyet, kullanım kolaylığı ve temel güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu bağlamda bulut tabanlı firewall veya yönetilen firewall hizmetleri KOBİ’ler için çok uygun bir seçenek olabilir.
- Düşük maliyet & yatırım ihtiyacı: Bulut firewall, donanımsal çözüme kıyasla başlangıçta büyük bir yatırım gerektirmez. Aylık abonelik ücretiyle, birinci sınıf güvenlik duvarı korumasını “kiralamış” olursunuz. Ek olarak elektrik, soğutma, bakım gibi gizli maliyetler de sizin üzerinizde olmaz. Makdos Firewall ve Güvenlik Hizmeti gibi hizmetler, KOBİ’lerin ek donanım gerekmeden ağ güvenliğini sağlamasına imkan tanır.
- Yönetim kolaylığı: KOBİ’lerin çoğunda tam zamanlı siber güvenlik uzmanı bulunmayabilir. Bulut ve yönetilen firewall çözümleri, kullanıcı dostu paneller sunar ve teknik işlemlerin büyük bölümünü servis sağlayıcı üstlenir. Örneğin, Makdos'un %100 yerli CRM tabanlı yönetim paneli ile firewall kuralları teknik bilgiye ihtiyaç duymadan tanımlanır. Donanımsal cihazlarda ise bir IT personelinin cihaz arayüzüne hakim olması ve yönetmesi gerekir.
- Ölçeklenebilirlik & esneklik: KOBİ’ler büyüdükçe ihtiyaçları hızla değişebilir. Bulut firewall çözümleri, yeni şubelerin hızlıca eklenmesini ve artan trafiğe göre üst paketlere geçilmesini sağlar. Donanım firewall’da ise cihazınızın kapasitesi dolarsa yeni cihaz almak gerekir ki bu maliyetli olabilir. Bu nedenle geleceğe dönük esneklik isteyen KOBİ’ler, bulut tabanlı çözümlerle daha rahat eder.
- Temel güvenlik fonksiyonları: Bulut hizmetler, KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu temel güvenlik özelliklerini tek paket altında toplar. Yani ekstra lisans almadan kapsamlı koruma elde edilebilir. Donanım cihazlarda belirli özellikler için ek lisans ücretleri olacağını unutmamak gerekir. Kısıtlı bütçeli bir KOBİ için bu, beklenmedik masraf kalemleri demektir.
Özetle, KOBİ’ler için bulut tabanlı ve yönetilen firewall çözümleri, genellikle ekonomik ve kullanıcı dostu bir seçenektir. Nitekim pek çok küçük işletme, ofislerinde yalnızca modem ve basit bir yönlendirici kullanır. Güvenliğin ana katmanını ise bulut üzerinden sağlar.
KOBİ’niz kritik regülasyonlara tabi değilse ve internet bağlantınız güvenilirse, bulut firewall ile yüksek düzeyde güvenlik sağlanır. Böylece işinizi büyütmeye odaklanmanız mümkün olur.
Büyük Ölçekli Yapılar ve Dağıtık Ağlar
Kurumsal yapıya sahip ve çok lokasyonlu şirketlerde firewall tercihi, altyapı yapısı ve teknik uzmanlıkla doğrudan ilişkilidir. Bu tür yapılarda genellikle halihazırda bir IT departmanı ve belirli güvenlik politikaları bulunmaktadır. Büyük ölçekli şirketler çoğunlukla hibrit yaklaşıma yönelir. Hem yerinde güçlü firewall cihazları kullanırlar hem de ek olarak bulut tabanlı hizmetlerden faydalanırlar.
- Yüksek performans gereksinimi: Büyük bir kurumun veri trafiği çok yoğunsa (örneğin finans kurumları, büyük e-ticaret siteleri, telekom şirketleri), çok güçlü donanımsal firewall cihazlarına yatırım yapmak mantıklı olabilir. Zira bu cihazlar, iç network ile dış dünya arasındaki devasa veri akışını en az gecikmeyle yönetebilir. Bulut servisleri de ölçeklenebilir olsa da, kritik düşük gecikme gereken uygulamalarda şirketler kontrolü ellerinde tutmak isteyebilir. Örneğin bir hisse senedi alım-satım platformu, milisaniyelerin önemli olduğu bağlantılarında kendi firewall cihazını tercih edebilir.
- Özel güvenlik politikaları & tam kontrol: Büyük işletmeler genellikle detaylı güvenlik politikaları uygularlar. Örneğin departmanlara özel internet erişim kuralları, iç ağ segmentasyonu ve uyulması gereken güvenlik standartları bulunabilir. Donanım firewall’lar, bu tür özel kural setlerini uygulamada esneklik sağlar.
Tüm aygıt şirket içinde olduğundan, herhangi bir kural değişikliğinde dış sağlayıcıya bağımlı olmazsınız. Kontrol tamamen sizdedir ve gizli verileriniz şirket sınırlarını terk etmez. Büyük organizasyonlar bu kontrol avantajı nedeniyle on-premise (yerinde) çözümleri tercih edebiliyorlar. - Dağıtık ofisler ve uzaktan erişim: Bazı çok lokasyonlu yapılarda her ofisin ayrı internet çıkışı bulunur. Bu durumda her ofis için donanımsal firewall tercih edilir. Ancak son yıllarda bu model yerine merkezi bulut firewall yaklaşımı da yaygınlaşıyor.
Örneğin 10 şubesi bulunan bir şirket, şubeleri merkezdeki ana firewall’a bağlamak yerine bulut üzerinden birbirine bağlayabilir. SD-WAN ve SASE (Secure Access Service Edge) gibi teknolojiler, bulut tabanlı güvenlik ve ağ yönetimini entegre sunarak büyük yapılara çözüm sunuyor.
Dolayısıyla dağıtık ağlarda bulut firewall, merkezîleştirilmiş yönetim ve tutarlı politika uygulaması açısından avantaj sağlayabilir. Büyük şirketler hibrit gidebilir: kritik merkezlere güçlü cihazlar, ufak şubelere bulut firewall. - İnsan kaynağı ve uzmanlık: Kurumsal firmaların kendi bünyelerinde ağ güvenlik uzmanları bulunur. Eğer böyle bir ekibiniz varsa, donanım firewall yönetimi sizin için sorun olmaz. Ancak bazı büyük firmalar da kritik işleri dış kaynaklara emanet etmeyi tercih ediyor (ör. yönetilen güvenlik hizmeti almak).
Bu durumda, bulut tabanlı veya dış sağlayıcıların izlediği firewall çözümleri cazip olabilir. 7/24 izleme gerektiren güvenlik operasyonlarını dışa vermek, kurum içi ekiplerin yükünü azaltabilir. Özellikle finans ve sağlık sektörlerinde güvenlik son derece kritiktir. Bu alanlarda kurum içi ekipler ve bulut sağlayıcılar birlikte çalışarak çok katmanlı koruma sağlar.
Sonuç olarak büyük ölçekli yapılarda karar genellikle karma bir mimariye yönelir. Bir yandan yerinde firewall ile yüksek performanslı ve tam kontrollü bir koruma sağlanır. Öte yandan bulut güvenlik servisleri ile geniş ölçekli tehdit istihbaratı ve esneklik avantajı elde edilir.
Örneğin, kritik veritabanları olan veri merkezinizde güçlü bir donanım next-gen firewall çalışır. Fakat uzaktan çalışanların trafiği bir SASE platformu üzerinden filtrelenir. Ya da web uygulamanız bulut WAF+Firewall korumasındayken, ofis içi ağınız yereldeki firewall tarafından korunur. Büyük şirketler için en uygun çözüm, çoğu zaman melez model olacaktır.
Güvenlik, Performans ve Ölçeklenebilirlik Karşılaştırması
Firewall seçeneklerini değerlendirirken üç kritik boyutta karşılaştırma yapmak gerekir. Güvenlik etkinliği, sistem performansı (gecikme, throughput vs.) ve ölçeklenebilirlik. Bulut tabanlı hizmetler ile donanımsal cihazlar bu açılardan farklı güçlü yönlere sahip olabilir.
Tehdit Tespiti ve Yanıt Süresi
Hem bulut tabanlı hem de donanımsal firewall’lar, benzer tehdit algılama yöntemlerini kullanabilir. Örneğin her iki çözüm de yeni nesil güvenlik özelliklerine sahiptir. Bunlar arasında imza tabanlı saldırı tespiti, anomali analizi ve kötü amaçlı yazılım engelleme yer alır. Fakat tehdit istihbaratı ve hızlı güncelleme konusunda bulut tabanlı çözümler bir adım önde olabilir.
Bulut servis sağlayıcıları, çok sayıda müşteriden gelen trafiği makine öğrenimi ve büyük veri teknikleriyle analiz eder. Bu sayede yeni saldırı trendlerini hızlı şekilde tespit eder.
Örneğin, dünya genelinde eş zamanlı bir zero-day (sıfırıncı gün) saldırısı başlayabilir. Bulut firewall platformu bu durumu birkaç dakika içinde fark eder ve genel bir güvenlik kuralı yayınlar. Bu sayede tüm müşteriler otomatik korunmaya başlar. Yanıt süresi bu anlamda bulutta çok hızlıdır – insan müdahalesi olmadan global bir reaksiyon söz konusu.
Donanımsal firewall tarafında ise güncellemeler ve yeni tehdit imzaları üretici firmadan gelir. Genellikle cihazlar günlük veya saatlik aralıklarla güncelleme alır. Eğer sizin cihazınızda otomatik güncelleme açıksa kısa sürede koruma sağlanır. Ancak yine de bulut kadar eşzamanlı bir toplu öğrenme avantajı yoktur.
Tehdit tespitinde, bulut servislerinde yapay zeka destekli sistemler daha yaygın kullanılır. Bunun nedeni bulut altyapısının çok yüksek işlem gücü sunmasıdır. Örneğin bulut firewall, trafiğinizi gerçek zamanlı olarak global bir ML modele tabi tutup anomali algılayabilir. Donanım cihazlar da akıllıdır fakat sonuçta kendi donanım kapasitesiyle sınırlıdır.
Yanıt süresi konusunda bir diğer boyut, olay gerçekleştiğinde müdahale süresidir. Bulut firewall hizmetlerinde 7/24 izleme ve otomatik müdahale sistemleri altyapının parçasıdır. Saldırı anında servis otomatik engeller, bazı hizmetlerde arka plandaki SOC ekibi şüpheli durumu inceleyip hemen aksiyon alır.
Donanım firewall kullanıyorsanız, eğer kendi 7/24 SOC ekibiniz yoksa saldırıyı ancak siz fark edip kural yazarsanız engellersiniz. Bu durumda bir miktar gecikme olabilir. Büyük kurumlar bu yüzden donanım kullansa bile yönetilen hizmet alarak cihazlarının 7/24 izlenmesini sağlıyor.
Özetle, doğru yapılandırıldığı zaman her iki tip de güçlü güvenlik sunar. Bulut tabanlı güvenlik duvarları, kolektif öğrenme ve otomatik güncellemeler sayesinde yeni tehditlere daha hızlı uyum sağlar. Donanımsal firewall ise şirket içi hassas verilerin dışarı çıkmaması gibi avantajlarla bazı riskleri minimize edebilir. Fakat global bir saldırı dalgasını tek başına fark etmesi daha uzun sürebilir.
Sistem Yedekliliği ve Bakım Kolaylığı
Yedeklilik (redundancy) ve süreklilik açısından bulut servislerin avantajı büyüktür. Bulut tabanlı firewall hizmetleri, arka planda birden fazla veri merkezine yayılmış şekilde yedekli çalışır. Servis sağlayıcı, kendi altyapısında aktif-aktif veya aktif-pasif çoklu firewall sunucuları barındırır. Bunlardan biri arızalanırsa diğeri devreye girer ve müşteriler kesinti hissetmez.
Örneğin Makdos’un güvenlik altyapısı yedekli donanımlar üzerinde kesintisiz çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Bu da müşterilerin güvenlik hizmetinin sürekliliğini garanti altına alır. Siz tek bir hizmet alırsınız ama aslında arkada sizin için nöbetleşe çalışan bir firewall sunucu grubu vardır.
Donanımsal firewall’da yedeklilik sağlamak sizin sorumluluğunuz altındadır. Örneğin önemli bir cihazı her zaman HA (High Availability) modunda yani iki adet bulundurmanız önerilir. Biri primer çalışırken diğeri beklemede kalır; primerde sorun olursa ikinci devralır. Fakat bu, maliyeti ikiye katlamak demektir.
Ayrıca HA yapılandırması teknik bir süreçtir, doğru yapılmazsa geçiş anında kesinti olabilir. Küçük işletmeler genelde tek firewall cihazı ile yola devam eder, ama bu da bir risk taşır. Tek bir arıza tüm internet erişimini ve güvenlik katmanını götürebilir. Büyük işletmeler yedek cihaz kullanır, fakat bu tercih iki cihazın bakım ve güncelleme yükünü beraberinde getirir.
Bakım kolaylığı bakımından da bulut hizmetler rahattır. Yazılım güncellemeleri, donanım değişimleri, yedek parça ve versiyon yükseltmeleri servis sağlayıcı tarafından arka planda yönetilir. Siz sadece hizmetin çalıştığına emin olursunuz ve kendi tarafınızda bir şey yapmanız gerekmez.
Donanımsal güvenlik duvarlarında, firmware güncellemeleri, lisans yenilemeleri ve cihaz loglarının takibi IT departmanının sorumluluğudur. Bir sorun çıktığında üretici destek ile sizin IT ekibiniz muhatap olur. Çözüm süresi sizin müdahale hızınıza da bağlıdır. Bulut hizmetlerde ise genelde sorunları müşteri fark etmeden sağlayıcı çözer.
Örneğin, donanımsal cihazınızın üzerinde yüksek yük oluştu diyelim ki CPU %90’lara vuruyor. Bulutta bu hiç müşteriye yansımaz, sağlayıcı arka planda kapasite ekler. Fiziksel cihazda ise siz alarmları görüp belki cihaz modelinizi yükseltme planı yapmalısınız.
Keza cihazın garanti süresi dolması, EOL (End of Life) olması gibi donanım yenileme dertleri de vardır. Bulut firewall’da devam ettiğiniz sürece altyapı her zaman yenilenir, siz hissetmezsiniz.
Performans bakımından bakım zamanları da önemlidir. Donanım firewall’unuzu versiyon yükseltmesi için yeniden başlatmanız gerekirse o esnada trafik kesilebilir (tabii yedeğiniz yoksa). Bulutta güncellemeler genelde kesinti olmadan kademeli cluster yapısında yapılır. Bu da servis sürekliliği sağlar.
Kısaca, sistem sürekliliği açısından bulut tabanlı firewall çözümleri kullanıcıya şeffaf bir güvenilirlik sunar. Donanım firewall’da benzer güvenilirliği elde etmek mümkündür ancak ek maliyet ve uğraş gerektirir. Küçük işletmeler çoğunlukla bu tip yedekli mimarileri kuramadığından, bulut hizmet almak daha güvenli bir seçenek haline gelir. Büyük işletmeler, kendi yedekli yapılarını kurabilseler bile bulutun bakım kolaylığını dikkate alarak hibrit bir yaklaşıma yönelebilir.
Makdos Güvenlik Hizmeti ile Tanışın
Makdos Bilişim Teknolojileri, Türkiye’nin önde gelen hosting ve bulut altyapı sağlayıcı firmalarından biridir. Müşterilerine kapsamlı siber güvenlik çözümleri sunar. Makdos’un Firewall Çözümleri, donanımsal ve bulut tabanlı yaklaşımların güçlü yönlerini birleştirir. Bu sayede işletmelere esnek ve yönetilebilir güvenlik sağlar.
Makdos’un Firewall Çözümleri
Makdos, 7+ yıllık deneyimiyle kurumsal firewall ve ağ güvenliği çözümleri sunar. Bu çözümler, işletmelerin siber tehditlere karşı tam koruma sağlamasına yardımcı olur. Bu hizmet kapsamında ekstra bir cihaz yatırımı yapmanıza gerek kalmadan, ağ güvenliğinizi Makdos ile sağlayın. Peki Makdos firewall hizmetini benzersiz yapan özellikler nelerdir?
- Çok katmanlı koruma: Makdos'un yeni nesil firewall sistemleri, yalnızca port filtreleme yapmaz. Birden fazla güvenlik önlemini tek yapı altında sunar. Örneğin, DDoS Koruma, IPS/IDS, WAF (Web Application Firewall) ve SSL-VPN gibi gelişmiş özellikler hizmete dahildir. Bu sayede tek bir paketle hem network seviyesinde hem uygulama katmanında tam koruma elde edersiniz.
Makdos firewall çözümleri, DDoS saldırılarını özel filtrelerle engeller ve IPS/IDS sistemleriyle zararlı trafiği anında durdurur. WAF ile web uygulamaları korunur, SSL-VPN ve IPsec tünelleriyle güvenli uzaktan erişim sağlanır. - Yüksek performans, kesintisiz hizmet: Tüm Makdos güvenlik sistemleri, Tier III standartlarındaki veri merkezlerinde yedekli donanımlar üzerinde çalışır. Altyapımızdaki 20 Gbps’ye varan network uplink, firewall hizmetinin yüksek trafik altında da performansını korumasını sağlar. Sistem, her zaman yedekli yapıdadır; böylece arıza durumlarında bile devre dışı kalmaz, kesintisiz koruma sürer. Makdos, müşterilerine iş sürekliliği garantisi vererek “ağınız her an güvende ve erişilebilir olacak” sözünü tutar.
- Kişiselleştirilmiş kurallar ve tam uyum: Makdos güvenlik hizmetinde, müşteriye özel firewall kuralları tanımlanabilir. Her kurum için özel güvenlik politikaları oluşturulur. Bunlara izin listeleri, engellemeler ve ülke bazlı kurallar dahildir. Bu kurallar, Makdos güvenlik ekibi tarafından tavsiye edilen en iyi uygulamalarla birlikte hayata geçirilir.
Örneğin, yalnızca belirli IP aralıklarından ofis sistemlerine erişime izin veren kurallar tanımlanabilir. Belirli protokol ve portlar da bu kapsamda kısıtlanır. Ayrıca Makdos altyapısı, sanal sunucularla uyumludur. Bu sayede mevcut bulut ve sanal sunucu hizmetleriyle sorunsuz entegrasyon sağlanır. Hatta fiziksel sunucu kiralasanız bile Makdos veri merkezinde firewall korumasını araya alabilirsiniz. - 7/24 izleme ve uzman desteği: Makdos’un deneyimli siber güvenlik ekibi, firewall sisteminizi 7/24 izler. Anormal bir etkinlik veya olası tehdit tespit edildiğinde anında müdahale edilerek riskler bertaraf edilir. Bu, KOBİ’ler için ayrı bir SOC ekibi maliyetine gerek kalmadan üst düzey güvenlik takibi demektir. Sistem, gerçek zamanlı loglar ve raporlar sunar; isterseniz siz de kendi panelinizden trafik özetlerini izlersiniz.
Ayrıca destek ihtiyacınız olduğunda Makdos uzmanlarına anında ulaşıp danışmanız münkün. Örneğin, “Şu IP adresinden istekler alıyoruz, bloklamalı mıyız?” gibi bir soruyu 7/24 sorabilir, anında aksiyon aldırırsınız.
Makdos Firewall Hizmeti donanımsal firewall gücünü bulut esnekliğiyle birleştirerek müşterilerine “hizmet olarak güvenlik” sunar. Yani pahalı cihaz yatırımı yapmadan, sanki kurumsal düzey bir firewall cihazınız varmış gibi koruma elde edersiniz. Bu hizmet hem KOBİ’ler hem de büyük kurumlar için ölçeklenebilir çözümler içerir.
Makdos'un uygun maliyetli yönetilen firewall çözümleri, küçük işletmeler için erişilebilir bir seçenek sunar. Büyük şirketler ise IT ekipleriyle entegre çalışabilen ve API destekli gelişmiş özelliklerden yararlanır. Örneğin, Makdos firewall hizmetine API üzerinden bağlanarak otomasyon sistemlerine güvenlik kuralları ekletebilirsiniz (ileri düzey ihtiyaçlar için).
%100 Yerli CRM ile Yönetim Kolaylığı
Makdos, tüm altyapısını kendi geliştirdiği %100 yerli yazılım CRM ve otomasyon sistemiyle yönetir. Bu durum müşterilere de büyük yönetim kolaylığı sağlar. Makdos mühendisleri tarafından geliştirilen firewall ve diğer hizmetleri yönetmek için tasarlanmıştır. Yerel ihtiyaçlara uygun, anlaşılır ve kullanışlı bir arayüz sunar.
- Tek panel, tüm hizmetler: Tüm Makdos hizmetleri tek bir CRM panelinde toplanır. Firewall, DDoS koruma, bulut sunucu ve yedekleme işlemleri buradan yönetilir. Bu panelde Türkçe dil desteği ve kullanıcı dostu tasarım sayesinde zorlanmadan istediğiniz ayarı yapabilirsiniz.
Örneğin firewall hizmetinde yeni bir kural eklemek için karmaşık komutlara gerek yoktur. Panel üzerinden birkaç tıklama ile IP ve port tanımı yapılır. Bu istek anlık olarak Makdos’un altyapısındaki sistemlere iletilir ve aktif olur. - Mobil uygulama ile kontrol: Makdos, Türkiye’de mobil uygulama üzerinden hizmet sunan ilk hosting firmasıdır. %100 yerli CRM altyapımızın bir yansıması olarak, müşterilere Android ve iOS mobil uygulamaları da sunuyoruz. Bu sayede firewall hizmetinizi cep telefonunuzdan bile takip edebilir, acil bir durumda hızlıca müdahale edebilirsiniz.
Diyelim ki tatildeyken önemli bir servisiniz için belirli bir ülkeyi geçici olarak engellemek istediniz. Bu durumda uygulamadan girip kuralı aktif edebilirsiniz. Kullanıcı deneyimi sade ve profesyoneldir; IT uzmanı olmasanız bile anlaşılır metinlerle ne yapacağınız yönlendirilir. - Yerli yazılım, yerel destek: Tüm panel ve yönetim araçları yerli olarak geliştirilmiştir. Bu sayede yeni özellik ve düzeltme talepleri hızlıca uygulanır. Örneğin müşteri geri bildirimlerine göre panelde iyileştirmeler yapıyoruz, bu da hizmet kalitesini sürekli artırıyor.
Ayrıca verilerinizin yerli bir sistemde tutulması, dışa bağımlılığın olmaması güvenlik açısından da avantaj. Bilgileriniz Türkiye sınırları içinde, Makdos güvencesiyle saklanır. Bu durum, özellikle verilerinin yurtdışına çıkmasını istemeyen kurumlar için önemli bir kriterdir. - Raporlama ve analiz: Makdos CRM paneli, firewall hizmetinizin kapsamlı raporlarını sunar. Anlık aktif bağlantılar, engellenen tehdit sayıları, en çok trafik gelen kaynaklar gibi metrikleri görüntülersiniz. Bu sayede ağınızda neler olduğunu kolayca anlarsınız.
Günün hangi saatlerinde yoğun istek geldiği ve saldırı denemelerinin hangi ülke IP’lerinden yapıldığı grafiksel raporlarla görüntülenir. Bu içgörüler, güvenlik önlemlerinizi sürekli iyileştirmeye yardımcı olur.
Makdos’un yenilikçi yaklaşımı sayesinde, ileri seviye firewall güvenliği adeta “paketten çıktığı gibi” kolaylıkta sunuluyor. KOBİ müşterilerimiz karmaşık ağ ayarlarıyla uğraşmadan güvenliklerini sağlar. Büyük kurumsal müşterilerimiz de panelimizin API’larını kullanarak kendi sistemleriyle bütünleşik bir deneyim yaşıyor. %100 yerli CRM altyapımızla gurur duyuyor ve müşterilere hem profesyonel hem de sade bir kullanım sunuyoruz.
Sonuç: Hangi Çözüm Size Uygun?
Bu yazıda firewall nedir, donanımsal ve bulut tabanlı firewall farkları gibi sorulara yanıt aradık. İşletmenizin ihtiyaçlarına göre her iki yaklaşımın da avantajlarını ve olası dezavantajlarını detaylarıyla ele aldık. Özetlemek gerekirse:
- Donanım (Yerinde) Firewall: Tam kontrol ve yüksek performans isteyen, kendi IT altyapısı güçlü işletmeler için idealdir. Cihaz yatırımı yapabilen ve tüm trafiğini tek bir merkez ofisten yöneten şirketler, güvenliği donanımsal firewall ile sağlar. Bu sayede verileri kendi bünyelerinde kalarak güvenli hissederler. Ancak maliyet ve yönetim yükü faktörlerini göz önünde bulundurmak gerekir.
- Bulut Tabanlı Firewall: Esneklik, ölçeklenebilirlik ve kolay yönetim önceliğinizse bulut çözüm öne çıkar. Bu çözüm, donanım yatırımı için bütçesi olmayan işletmeler için uygundur.
Coğrafi olarak dağıtık yapıda hızlı güvenlik çözümü isteyen KOBİ’ler ve büyüyen firmalar da bu yaklaşımdan faydalanır. Abonelik modeliyle kurumsal seviyede korumaya düşük maliyetle erişim imkanı verir. Ayrıca 7/24 yönetilen bir hizmet alarak uzman desteğinden de faydalanırsınız.
Elbette ki en iyi sonuç, çoğu zaman hibrit bir stratejiyle elde edilir. Örneğin kritik veri tabanlarınız için ofisinizde bir cihaz çalıştırırken, genel web trafiğiniz için bulut firewall hizmeti kullanabilirsiniz. Mevcut donanım firewall, bulut tabanlı ek DDoS koruması ve web güvenlik katmanlarıyla desteklenebilir. Doğru yaklaşım, işletmenin risk profili, bütçesi ve teknik kapasitesine uygun çözüm kombinasyonunu seçmektir.
Unutmayın, güçlü bir ağ güvenliği yalnızca firewall ile bitmez. Anti-virüs, kullanıcı güvenliği, yedekleme, eğitim gibi unsurlar da bütünleşik olarak düşünülmelidir. Ancak firewall, bu önlemlerin belki de en kritiklerinden biridir ve ilk savunma hattınızı oluşturur.
Bu nedenle hangi çözümü seçerseniz seçin, firewall'u doğru yapılandırmanız gerekir. Ayrıca güncel tutulmalı ve ağınıza uygun güvenlik ayarlarıyla yönetilmelidir.
En uygun firewall çözümünü belirlemek ve profesyonel destek almak için Makdos’un uzman ekibiyle iletişime geçin. Ağınızı siber tehditlere karşı korumak ve güvenle işletmek için geç kalmayın.

